Market hırsızlarını yakalamak için Yapay Zeka (AI) kullanılmalı mı?

Market hırsızlarını yakalamak için Yapay Zeka (AI) kullanılmalı mı?

Japonya’da market/mağaza hırsızlarının vücut dilini izlemek ve hırsızlık yapmayı planladıklarını gösteren işaretleri yakalamak için yeni bir yapay zeka yazılımı kullanılıyor.

 

Tokyo’daki Vaak adlı bir Teknoloji firması tarafından üretilen VaakEye yazılımı, yüzleri kriminal kayıtlarla eşleştiren diğer benzer yazılımlardan farklı olarak, suçu tahmin etmek için davranışları inceliyor.

 

Firmanın kurucusu Ryo Tanaka, müşterilerin hareketlerinden kıyafetlerine kadar her şeyi izleyecek algoritmalarını eğitmek amacıyla ekibinin algoritmaya 100.000 saatlik izleme verilerini yüklediğini belirtti.

 

VaakEye, geçen ay uygulamaya girmesinden bu yana, Japonya’da 50 mağazada kullanılmaya başladı.

 

Vaak, yerel marketlerdeki deneme sürecinde marketlerdeki hırsızlık vakalarının %77 azaldığını açıkladı. Bu durum, Global Shrink İndeksi’ne göre küresel perakende sektörünün hırsızlık olayları nedeniyle 2017’de 34 milyar dolara ulaşan maliyetlerini azaltmaya yardımcı olabilir.

 

Ahlaki sorular

Hırsızları yakalamak için Yapay Zeka kullanımı çeşitli etik sorulara neden oluyor.

 

Euromonitor analisti Michelle Grant "Hırsızlığı önlemek macıyla yapılsa da, birinin yazılım nedeniyle bir mağazaya girmesini önlemek yasal veya ahlaki midir? diye soruyor.

 

Tanaka bunun geliştiriciye bırakılmaması gerektiğini söylüyor. "Sunduğumuz şey tespit edilen şüpheli görüntülerin bilgileri. Kimin suçlu olduğuna biz değil market karar veriyor" şeklinde konuştu.

 

Fakat Birleşik Krallık’ta yüz tanıma teknolojisinin kullanılmasına karşı kampanya yürüten insan hakları savunucusu Liberty’i endişelendiren şey de tam olarak bu.

 

Liberty savunma ve politika yetkilisi Hannah Couchman "Bir perakende marketi/mağazası, yani bir özel kuruluş, polis rolü oynamaya başlıyor” diyor.

 

Liberty, yapay zekanın ayrımcılığı artırmasından da endişeli. MIT ve Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, çeşitli ticari yüz tanıma analiz programları cilt türü ve cinsiyetle ilgili önyargılar sergiledi.

 

Tanaka’ya göre, Vaak yazılımı yüz veya cinsiyet yerinde davranışa odaklandığı için bu bir sorun oluşturmamalı. Fakat Couchman bundan emin o kadar değil.

 

"Algoritmalarda, özellikle de insan davranışına dayanan algoritmalarda, ayrımcılık potansiyeli her zaman vardır. İnsanlar nelerin şüpheyle karşılanması gerektiğini algoritmalara öğretmeli" dedi.

 

Müşteri onayı

Bir de şeffaflık sorunu var.

 

Couchman "İnsanlar olan bitenin farkında mı? Buna onay veriyorlar mı? Bu anlamlı bir onay mı? Verilere ne oluyor? Nasıl korunuyor? Paylaşılabilir mi?" siye soruyor.

 

Grant tüketicilerin rahatlık uğruna gizlilikten -ödeme teyidi için yüz tanıma gibi- belli ölçüde ödün vermeye hazır olduklarını, fakat bunu sadece teknolojinin kullanıldığından haberdar olduklarında yaptıklarını söylüyor.

 

Tanaka buna itiraz etmiyor. " Müşteriler markete/mağazaya girmeden önce bilgilendirilmeli; böylece, istemeyen müşteriler markete girmekten vazgeçebilir.

 

"Devletler mağaza/marketlerin bilgileri açıklamasını gerektiren kurallar uygulamalı: nerede neyi analiz ettikleri, bu verileri nasıl ve ne kadar süre boyunca kullandıkları” şeklinde konuştu.

 

Fieldfisher hukuk firmasında yapay zeka uzmanı olarak çalışan Christopher Eastham bu teknolojiyi düzenleyen mevzuatın henüz oluşturulmadığını belirtiyor.

 

"Yasa yapıcıların konuyu netleştirmesi ve sonuçta bu teknolojinin kullanımının kamu politikaları bakımından uygun veya arzu edilebilir olup olmadığına konusunda karar vermesi gerekecek olan düzenleyicilerin de yol göstermesi gerekiyor" diyor.

 

 

Güncelleme: 10.35 GMT (1835 HKT) 18 Nisan 2019

Nell Lewis, CNN Business  |  London (CNN Business) 

23 Kasım 2022