2. KOBİ'ler İnovasyonu Niçin Gerçekleştirmel?

Eğitimimizin ikinci bölümünün konusu, "KOBİ'lerin Neden İnovasyon Gerçekleştirmesi Gerektiği." Elbette, bu konuyu işlerken ilk olarak tartışacağımız başlık, inovasyon fırsatlarının neler olduğu olacaktır. İlk olarak bunları netleştirmemiz gerekiyor.

 

İnovasyon fırsatlarından bahsedildiğinde, hemen aklımıza gelen 11 başlık bulunmaktadır. Bu başlıkları kısaca özetleyerek, daha sonra bu konuları daha derinlemesine ele alacağız.

 

Ancak ilk olarak inovasyonun gerçekleştirileceği alanın kalite olduğunu belirtmek isterim. Ürünlerimizde ve hizmetlerimizde kaliteyi artırmak, olumsuz geri bildirimlerden kurtulmak ve sürekli olarak kalitemizi iyileştirmek, kalitesizliği gidermek anlamına gelir. İkinci olarak, performansımızı artırmayı, iş fonksiyonlarımızı daha iyi tasarlamayı konuşacağız. Üçüncü inovasyon konusu ise enerji, madde tüketimi ve zaman tasarrufu ile daha iyi işler yapabilme yeteneğimizi geliştirmek olacaktır. KOBİ'ler, bu konuda sürekli olarak Kaizen sürekli iyileştirme felsefesini benimsemeye çalışmaktadır.

 

Ayrıca yeni tasarımlar yapmayı, psikolojik engelleri aşmayı, önyargılardan kurtulmayı ve müşteri perspektifini dikkate alarak sürekli olarak neler yapabileceklerini düşünmeyi içeren müşteri odaklı inovasyon yapmalıdır.

 

İşimizi farklılaştırmak, daha önceki bölümde de belirttiğimiz gibi, her çalışanın günde birkaç dakika harcayabileceği bir şeydir. "Bu işi nasıl daha farklı yapabilirim?" sorusu sorulduğunda, işte o noktada inovasyon başlar.

 

Maliyetler, Türk sanayisinin diğer ülkelerle rekabet etme konusunda ne kadar yaratıcı ve inovatif olduğunu belirler. Bu nedenle maliyetleri düşürmek ve kar marjini artırmak, sıkça benimsediğimiz bir yaklaşımdır. Ancak yıllardır ifade ettiğim gibi, maliyet düşürmek önemlidir, ancak ürün ve hizmetlere yaratıcılık katmak da aynı derecede önemlidir.

 

Bu alanda neler yapabileceğimizi düşünmek de bir inovasyon fırsatıdır. Yeni pazarlar bulmak büyük bir inovasyon fırsatı sunar, farklı ürünler ve hizmetler üretmek yeni bir inovasyon fırsatıdır ve radikal iş modelleri ve sarsıcı inovasyonlar da büyük fırsatlar sunar.

 

Şimdi, bahsettiğimiz konuları daha etkili bir şekilde sunmak için üç ilginç slayt paylaşmak istiyorum. Bu slaytlar, KOBİ'lerin mevcut ürünlerini ve hizmetlerini müşterilere sunmaları gerektiğini gösteriyor. Ancak bunu yenilikçi bir şekilde yapmaları gerekmektedir.

 

Yani, neler yapmaları gerekiyor? Sunulan hizmetleri ve ürünleri geliştirmeleri gerekiyor. Bu geliştirmeler, adımsal etkinliklerle gerçekleşir. Bu konuyu daha fazla ele alırken adımsal inovasyonu tartışacağız ve özellikle KOBİ'lerin sıklıkla kullandığı sürekli iyileştirme konusunu daha fazla irdeleyeceğiz.

 

Bu, KOBİ'lerin mevcut ürünlerini ve hizmetlerini mevcut müşterilere daha iyi sunabilmek için geliştirmeleri veya mevcut ürünleri alarak yeni bir pazara ve yeni müşterilere gitmek için uygun hale getirmeleri gerektiği anlamına gelir. Bu pazarlara ve müşterilere uyum sağlamaları gerekmektedir. Ayrıca, KOBİ'lerin yeni ürünler tasarlaması, hem yeni ürünler hem de yeni müşterilerle yola çıkması gereken yaratıcı bir yaklaşımdı.

 

Gelin, bu anlattıklarımızı daha basitleştirilmiş bir şekilde diğer slayta bakalım. Bir sonraki slaytta göreceğiniz gibi, haritadaki ürünümüzü alıyoruz ve yeni ve geleceğin pazarına taşıyoruz. Ancak bunu yapmak için ne yapmamız gerekiyor? Ürünümüzü geliştirmeliyiz, sadece geliştirmekle kalmayıp bu pazara uygun hale getirmeliyiz. Bu nedenle, kobilerin inovasyon yapmadan önce üç önemli soruyu iyi cevaplamaları gerekiyor. Bu sorular nelerdir? İlk soru, benzer ürün ve hizmetlere sahip başka firmalar pazarlarda var mı? Hangi pazarlarda benim ürün ve hizmetlerim fark yaratabilir? Benim giremediğim pazarlara başka firmalarla birlikte girebileceğim fırsatlar var mıdır? Bu soruların cevaplarını bulabilirseniz, mevcut ürünlerinizle yeni bir pazar ve yeni müşteriler bulabilirsiniz.

 

Ya bunu böyle yapacağız ya da yeni bir ürün geliştireceğiz ve hizmetlerimizi yeniden şekillendireceğiz. Şu anki pazarımıza ve müşterilerimize sunmak için önce geliştireceğiz, ardından bu geliştirmelerle öncü olup iki temel soruyu yanıtlayacağız. Bu iki temel soru nedir? Rakiplerimizin çözemediği benim ürünümün veya hizmetimin sağladığı farklılık nedir? İkincisi, ürünüme veya hizmetime hangi teknolojiyi ekledim ki haritadaki müşterim ve pazarım benim ürünü kullanmaya devam etsin? Şimdi gördüğünüz gibi, aslında kobiler için sunduğumuz inovasyon fırsatları, yeni ürünler üretmek veya mevcut ürünleri farklılaştırmaktan geçiyor. Burada iki temel odak noktası belirliyoruz: birincisi mevcut pazarımız ve müşterilerimiz, diğeri ise yeni pazarlar ve yeni müşteriler. Peki, bunları nasıl ortaya çıkaracağız? Özellikle yeni pazarları nasıl keşfedeceğiz? Bu gelişimi nasıl gerçekleştireceğiz? Bu geliştirmeleri nasıl yapacağız? İki yol bulunmaktadır. Birincisi, firmamızın dışına çıkarak, binamızın dışına çıkarak etrafı incelemek, buna sanal yolda da diyebiliriz. İkincisi ise sürekli olarak araştırma yapmak. Ne demek istediğimizi tek tek gözden geçirelim. Birinci yol, firmanın dışına çıkmak, yani bu üç temel soruyu sormak anlamına gelir. Bu sorular nelerdir? Benim ürün ve hizmetlerime benzer firmalar var mı? Benim yaptığım gibi ürünler ve hizmetler sunan firmalar var mı? Hangi pazarlarda benim ürün ve hizmetlerim fark yaratabilir? Ben Türkiye'de bunu yapıyorum, ama acaba ürünlerim ve hizmetlerim Kuzey Afrika veya Orta Afrika pazarlarında iş yapabilir mi? Giremediğim pazarlara ve farklı müşteri kitlerine ulaşabileceğim başka firmalarla yolculuk yapabilir miyim? Binamızın dışına çıkmak dediğimde, bu üç soruya iyi cevaplar bulmamız gerektiğini kastediyorum. Mevcut potansiyel müşterilerle görüşerek bunu keşfedebiliriz. Ayrıca, aynı zamanda şu sihirli üç soruyu sorarak ve cevaplarını alarak bunları keşfedebiliriz. Bunlar nelerdir? Ürünümün ve hizmetimin neyini beğeniyorlar? Müşterinin neyi beğeniyor ve neyi beğenmiyor? Acaba elimde sihirli bir değnek olsa, neleri değiştirirdim? İşte bunu düşündüğünüzde, size inovasyon fırsatları ortaya çıkmaya başlayacaktır veya varsa AR-GE bölümünüz, bu konulara odaklanacaktır. Üçüncü önemli nokta ise tabii ki yılların deneyimi ve gözlemleri. Bu üç noktadan yola çıkarak, değerli arkadaşlar, inovasyon fırsatları yakalayabiliriz. Diğer taraftan, ikinci fırsat yakalama konusu araştırmayı gerektirir. Neleri araştıracağız?

 

Gelin, bu anlattıklarımızı daha basit bir şekilde diğer slayta bakalım. Bir sonraki slaytta göreceğiniz gibi, haritadaki ürünümüzü alıyoruz ve yeni ve geleceğin pazarına taşıyoruz. Ancak bunu yapmak için ne yapmamız gerekiyor? Ürünümüzü geliştirmeliyiz, sadece geliştirmekle kalmayıp bu pazara uygun hale getirmeliyiz.

 

Bu nedenle, kobilerin inovasyon yapmadan önce üç önemli soruyu iyi cevaplamaları gerekiyor. Bu sorular nelerdir? İlk soru, müşterilerimin problemlerini hangilerini çözebilirim? Yani bir araştırayım, hangilerini çözebilirdim? Yeni kabiliyetleri ve teknolojik altyapıyı müşterilerime neler sunabilirim, yeni ne sunabilirim? Hangi pazarlarda benim çözümüm çok ses getirir?

 

Bu üç sorudan yola çıkarak özellikle müşteri geri bildirimlerini alarak dersler çıkarmak, sürekli tedarikçilerle konuşmak, ticaret dergilerini okumak, sektörünüzle ilgili benzer sektörlerle ilgili teknolojik dergileri okumak ve ayrıca bağlı olduğunuz ticaret odaları, sanayi odaları, KOSGEB birimleri, sivil toplum örgütleri ve derneklerle sık sık buluşarak geleceğe dönük inovasyon fırsatları yakalayabilirsiniz.

 

Hatta bunu yeni bir isim veriyorum, gelecek madenciliği diyorum. Burada, sadece geleneksel madenciliği değil, geleceği keşfetmemiz gerektiğini anlatıyorum. Ürünlerimize ve hizmetlerimize gelecekte neler olabileceğini şimdiden göstermek için geleceği kazmamız, delmemiz ve keşfetmemiz gerekiyor.

 

Gelecek madenciliği, özellikle "Müşterilerimin çözebileceği problemler neler olabilir?" sorusuyla başlamalıdır. Yani Steve Jobs'un dediği gibi, müşterilerime öyle bir ürün sunabilirim ki reddetmezler, çünkü müşterilerin ihtiyaçlarını anlarım. Koşan bir sporcu için yüzlerce müzik dinleme olanağı sağlayan bir uygulamayı iPad'i çıkararak veya bugünkü cep telefonlarının çıkış hikayesine bakarak, hepsinin müşterilerinin çözülmüş problemlerinden ilham aldığını görebilirsiniz.

 

Gelecek madenciliği, gelecekteki olası ve öngörülen büyük değişimlere odaklanmaktadır. Bu büyük değişimlere "mega trendler" veya "mega kayışlar" diyoruz.

 

Peki, gelecekte neler değişecek? Dünyada dört büyük mega kayışın olduğunu biliyoruz. COVID-19 pandemisi, bu mega kayışları daha da belirgin hale getirdi. Birincisi demografi, bölgeler, küreselleşme, yaş, nüfus, genç nüfus, 2000'den sonra doğanlar, aile yapıları, üniversite öğrencileri gibi konuları içeriyor. İkincisi regülasyonlar, politikalar, ticaret kanunları, küreselleşmeden kaynaklanan ticaret kanunları ve lojistik konularını kapsamaktadır.

 

Üçüncüsü toplumlar, müşteri davranışları, istekleri ve bu alanlarda neler olacağına odaklanmaktadır. Dördüncüsü ise teknolojik ilerlemeler, özellikle biyoteknoloji, biyomoleküler, medikal, biyomekanik ve biyoelektronik alanlardaki büyük beklentileri içermektedir.

 

Gelecek madenciliği dediğimiz şeyi daha iyi anlamak ve nasıl uygulayacağımızı merak ediyorsanız, bu slaytta bulabilirsiniz. Gelecek madenciliği ipuçlarını nereden bulurum? Şunu düşünüyorsanız, bunu bulmak günümüz koşullarında zor değil.

 

İşte burada gelecekle ilgili haber liderlerini ve futuristleri dinlemek, internetten dinlemek, YouTube'dan dinlemek, konferanslara katılmak, TED konuşmalarını izlemek, futurist.com'a gidip 2030 ve 2040 gibi geleceğe dair neler olacağını incelemek, ürünlerimi nasıl etkileyebilecekleri konusunda düşünmek ve yapay zeka gibi teknolojilerle ilgili neler olabileceğini düşünmek için mükemmel kaynaklardır.

 

Ayrıca, ilginç web sitelerini takip etmek de önemlidir. Bu web sitelerinden bazıları TrendWatching.com ve wired.com gibi yabancı sitelerdir. Bu sitelerdeki haberler, ürünleriniz ve hizmetleriniz için ışık tutabilir.

 

Diğer taraftan, tabii ki Google, her şeyi Google'dağımız gibi "trends in electronic," "trends in aviation," "trends in logistic." "Trends in_" yani buradaki tamamlama gibi "trends in" parantez içinde industry tanımlayarak Google'dan istediğiniz şekilde geleceğin 20-30 yıl içinde neler gelebileceğini başınıza madenciliği orada yapabilirsiniz veya bir noktaya odaklanarak sürekli o odakta kalarak tanımlı bir geleceğe odaklanarak geleceği takip edebilirsiniz.

 

Tabii ki bu gelecek madenciliği ipuçlarını bugünden görmek mümkün. Bakın, ben gittim wired.com'a şöyle hızlıca baktım. Mayıs 18, 2020'de çok güzel bir haber çıkmış. Ne diyor? Gelecekte olası bir pandemi için akıllı şehir planlaması nasıl olmalı? Diyor. Şimdiden oturmuşlar, bu yaşadığımız pandeminin benzeri bir pandemiyi yaymayacak yeni şeyler nasıl olmalıdır? Herkes bunu konuşmaya başlamış. Demek ki gelecekteki şehir planlamacıları, mimarlar, belediyeler bunları şimdiden çalışmaya başlamalılar veya hatta siz eğer bu sektörle ilgili iseniz, işte boya sektöründeyseniz, dezenfektan sektöründeyseniz, bu demek ki bu yayın wired.com'daki yayın sizi de ilgilendiriyor.

 

Veyahut da yine başka bir yayına baktığımız zaman, 4 Aralık 2019'da pandemi ile birlikte çıkan başka bir süreç ise yeni sentetik et yani bizim bildiğimiz lezzetli yediğimiz inek eti, koyun eti, keçi eti değil, yeni gelecekte 2040'lara doğru kültürlü etlerden bahsediyorlar. Et tadında ama canlı hayvan eti değil, yapay et moleküler teknoloji kullanmış, genetik teknolojiler kullanmış, biyolojik dokulardan oluşan yeni et teknolojisi konuşuyor. Sebebi ne? Belki de bu pandeminin işte vahşi hayvanlardan yayılmasını önlemenin burada olduğunu görüyorlar, yani laboratuvar ortamında kontrollü etler üretmeyi planlıyorlar. Sonuçta gelecek madenciliği konusu herkesin çok önem verdiği bir konu değerli arkadaşlar.

 

Peki, ne varmış burada? Birincisi, mega trendleri anlamamız gerekiyor. Yani demografi nereye gidecek? Regülasyonlar, politikalar nereye gidecek? İlk sütunda gördüğünüz gibi müşteri davranışları nasıl değişecek? Teknolojilerde olası teknolojiler ne olacak? Tek bildiğimiz bugün yapay zeka diyoruz, moleküler genetik diyoruz, ama daha belki de Işınlama teknolojileri, kültürlü et teknolojileri, uzayda ki asteroit madenciliği, üç boyutlu printer teknolojileri, bunların ne getireceğini madenciliğimizin içine sokmamız gerekiyor ki oradan bize inovasyon fırsatı çıksın.

 

Örneğin, ben burada size bir örnek paylaştım, demografide ne değişecek? Tüm dünyada yaşlı grubun COVID-19 sırasında daha çok etkilendiği ortaya çıkmış, bizim ülkemizde de çok etkilendi bu grup. En oranlarını orada gördük, demek ki ben firma olarak bir inovasyon yapacaksam yeni insanlara neler sunmalıyım, yaşlı insanlara neler sunmalıyım, yeni ne sunmalıyım, toplu taşıma da onlara ne sunarsam onların sağlığını koruyabilirim, ev gıda tedariğinde ne yapmalıyım, sosyal izolasyon da benim firmam ne katma değer sağlayabilir, hangi problemleri çözebilirim bu demografiye göre? Düşünürseniz, belki birçok inovatif fırsatı yakalayabilirsiniz.

 

Demek ki fırsat olarak yansıttığınız üçüncü konuda fırsat olarak firma olarak her konuda ve özellikle şimdi ben size bir örnek verdim, yaşlı nüfusa dönük olacak birçok inovasyon fırsatı yakalamanız mümkün. Tabii ki burada daha farklı olup gelecekte ilgili yeni ne yaklaşımlar sunabilirim diye düşünürseniz, bakın, ben size sihirli ve çok önemli bir slayt paylaşmak istiyorum.

 

Bu slayt bence son derece önemli. Türk KOBİ'leri bir yandan dijitalleşirken bir yandan da yaratıcı düşünmeleri gerektiklerini anlatmaya çalışıyoruz, değil mi? İnovasyon yapmamız gerektiğini anlatıyorum size. Peki, ben müşterilerime nasıl inovasyon sunabilirim? Ona nasıl yaratıcı ürünler, hizmetler sunabilirim?

 

Derseniz, bakın burada gördüğünüz 12 tane alan sizler için büyük fırsatlar doğurabilir. Gelin bu alanların 12'sini çok hızlıca görelim. Yani ne demek istiyorum ürünlerinizi, servislerinizi, hizmetlerinizi daha iyi sunmak, inovasyon fırsatlarını yakalamak istiyorsanız bu 12 alan sizin için büyük bir ilham kaynağı olabilir.

 

Neymiş bu alanlar? Kısaca bakalım.

 

Bir, dergilere ve dergilere abone olmak üye olmak. Yani ürünlerinizi orada anlatmak, o dergilerden yararlanmak size bir takım fırsatlar yaratabilir.

 

İki, leasing sürecinde bulunmak, en basiti araba kiralama biraz sofistike olursa araç kiralama, makine kiralama. Ben hep anlatırım, belki ileride ARGE elemanı kiralama, operatör kiralama, grafik servisleri kiralama gibi alanlar sizin için büyük bir inovasyon fırsatı yaratacaktır.

 

Üçüncü alan, yeni pazar yerlerine gitmek. Bunu ayrı bir eğitimimizde konuşacağız. COVID-19'la birlikte yeni stratejiler çıkmaya başladı. Bugün çok iyi bildiğiniz birçok firmanın Türkiye'de Trendyol'dan satış yaptığını biliyoruz, satış yaptığını biliyoruz demek siz de ürünlerinizi inovatif bir şekilde sunabilmeniz için yeni bu tür fırsatların olduğu sitelere, mecralara gitmeniz gerekiyor.

 

Servis şirketleri ile beraber hareket etmek, İGDAŞ, elektrik şirketleri ile beraber iş birliği yapmak. Sosyal medyayı çok iyi kullanmak, bunun sonu yok Skype, Linkedin, Facebook size müşterinize hizmet sunmakta iyi inovatif yaklaşımlar sunacaktır.

 

Başka neler? Tıraş bıçağı mantığı derler Amerikalılar, yani siz makineyi alırsınız ekstraya size ucuza satar ama daha sonra kartuşlarını almak için her seferinde bir ekstra kadar daha para harcarsınız. Printer alırsınız, printeri ucuz alıyorsunuz çok sevindirirsiniz ama kartuşu bittiği zaman içini tekrar doldurmak için bir o kadar da para verirsiniz, toner bitti diye. Hu mantıkla mı ürünler yapalım? Yani ürünleri ucuza satayım ama sonrasında mı pahalıya satayım?

 

Düşük dokunuşlu ki buna biz İngilizce "low touch" diyoruz, son yılların çok modası. Kimseye dokunmadan ben ürünlerimi nasıl satabilirim? Müşteriye fiziksel dokunmadan satış, Amazon. Trendyol gibi Yemeksepeti örneğinden geldiği gibi. Yoksa yüksek dokunuşlu hizmet mi sunayım? Tamam, zor dönemlerden geçiyoruz ama ben öyle bir hizmet sunayım ki müşteri gelsin, bu hizmeti beni görerek alsın. High touch service ile mi gireyim?

 

Üründen hizmete mi geçeyim? Sadece ben makine üretiyordum acaba satış sonrası hizmetlerini de ben mi üstleneyim ya da bakımını da mı ben üstleneyim? Satış sonrasında başka ilgili hangi işlere geçebileyim? Yani donanımını, yazılımını da mı ben yapayım veya sattığımdan farklı ne hizmet sunabilirim? Derseniz o da bizim için 10 numaralı inovasyon fırsatı olabilir.

 

Tabii ki, 11 numaralı hizmet her zaman çocukları olanlar çok iyi bileceklerdir. McDonald's'a gittiğiniz zaman çocuklar yedikleri hamburgerden değil aldıkları oyuncaklardan çok hoşlarına gider, onlardan çok mutlu olurlar aldıklarında. O zaman ben ürünlerimi demetleyebilir miyim? Gruplandırabilir miyim? Satış yaparken başka bir ürüne de düşünmek lazım.

 

Son fırsat kalemi ise paylaşımcı bir ürün yapmak. Tabii ki, bu herkes için uygun olmayabilir, ama sizin ürününüz paylaşılabilir mi? Üç ay birisi kullanır, üç ay başkası kullanır, üç ay başkası kullanır. Arkadaşlar, bu 12 tane alandaki inovasyonu çıkartmak için çok beyin fırtınası yapmamız gerekiyor. Bu beyin fırtınalarını yaparken de herkesin fikirleri toplamak, ortak zekaya hitap etmek, sıra dışı şeyler düşünmek, müşterilerimizi çağırmak, çalışanlarımızı çağırmak, çalışanlarımızın hanımlarından yararlanmak, çalışanlarımızın çocuklarından yararlanmak, üniversitelere gitmek, genç insanlarla konuşursanız, şirketiniz için inovasyon fırsatlarını yakalayabilirsiniz.

 

O zaman bir özet yapalım bu eğitim bölümümüzü bitirmeden. Demek ki, ben ilk önce mega trendleri takip edeceğim. Mega trendler neymiş? Regülasyonlar, politika, yaşam, birçok şeyler değişiyor, bunlara bakacağız. Bunlara bakarken de biraz önce anlattığım sosyal medya nasıl değişiyor? Diğer low touch, high touch ekonomiler nasıl değişiyor? Bunları izleyeceğim. Bunlardan sıkıp yaratıcı fikirler bulacağız, sonra bunları aksiyon haline dönüştürmek için sonuçlandıracağız. Yani yaşlılar mı bu COVID-19'da en çok problem yaşadı? O zaman ben yaşlılara yönelik ne yapabilirim? Aksiyon planlarını çıkartacağız. Sonra da bu eğitimimize başlarken konuştuğumuz gibi şimdiki ürünlerimi, şimdiki müşterilere nasıl yeniden yapılandırabilirim? Şimdi ki ürünlerimi yeni müşterilere, yeni pazarlara göre nasıl yeniden yapılandırabilirim? Yeni ürün ve hizmetimi nasıl geliştirebilirim, şimdiki müşterime nasıl sunabilirim? Ve hatta potansiyel müşteri, potansiyel pazarlara gitmek için ben ne yapabilirim? Bu anlattıklarımdan sonra şimdi geldiğimiz yer. Tabii ki, bunları bir sınıflamak lazım. Üçüncü bölümümüzde ise KOBİ'ler için inovasyon türleri nelerdir? Bunlara eğileceğiz diyelim, ikinci bölümümüzü dinlediğiniz için ben size teşekkür ediyorum. Üçüncü bölümümüzde buluşmak üzere diyoruz.

Prof.Dr. Ruhi Kaykayoğlu ・ 23 dk