3. Ürün Stok Yapısı Değerlendirme

Bu bölümde ürün stok yapısı ile ilgili bilgiler aktaracağım. Ürün stok yapımız ile e-ticaret hacmimize de uygun şekilde değerlendirip ürün bazlı gelişim konularını belirlemeliyiz. Bunu biraz daha detaylı hale getirelim.

 

Bir bedenli ürünün hangi bedenlerinin daha çok satılacağını öngörerek o bedendeki ürünleri daha çok stoklamalıyız. Ya da teknolojik bir ürün satıyorsak teknolojik değişikliklerin hızlı olacağını göz önüne alarak stoğumuzun da miktarını optimum seviyede tutmalıyız. Tüm yaptığımız çalışmalar sonucunda hedeflediğimiz müşterilere e-ticaret mağazamıza gelip alışveriş yaptıklarını göz önüne alarak ürünümüzün yeterli olup olmayacağı, aynı ürünü tek seferde satılıp yani bir müşteri tarafından bir kez satın alıp, zamanında gönderilmesi için bütün önlemleri almış olmamız gerekiyor. Altyapısı sağlandı ise eş zamanlı olarak aynı ürün farklı müşterilere satılabilir ve bu da ürünün müşteriye zamanında gönderilmemesine neden olur bu yüzden stok yapısını iyi değerlendirip doğru bir şekilde e-ticaret sitemizde yansıtacak altyapıyı seçmemiz de çok önemli.

 

Doğru stok yapısı ile stok devir hızını optimum seviyede koruyabilir stok maliyetlerinizi de kontrol altında tutabiliriz. Ürünümüzün stoğumuzda durduğu süre bizim diğer ürünleri, yeni ürünleri yani ürünün yatırımını da direk etkileyeceği için optimum stok seviyesi burada çok önemli. Müşterilerin e-ticarette verdikleri siparişi daha hızlı ulaşma hedefleri de göz önüne alırsak kendi stok yapımızdaki doğru sayıları ulaşmak adına da mutlaka ölçme ve değerlendirme yapmamız gerekir. Kaynakların etkin ve verimli kullanımı ancak stok ve atıl stoğun doğru değerlendirilmesiyle mümkündür.

 

Biz de mutlaka e-ticaret yapımızda bunu ana kriterler arasında değerlendirmeliyiz. Bir sonraki konumuz ise bu lojistik performans yönetimi ve iyileştirmedir.

 

Ürün satıldıktan sonraki aşamalarda aslında lojistik süreçler de devreye girer. Ürünün sağlıklı bir şekilde müşterinin eline ulaşması, eğer olacaksa iade süresinin tamamlanması, lojistiğin çatısı altında gerçekleşmesi gerekir. Eğer kendi kaynaklarımızla biz ürünün gönderimini sağlayıp kargoyu teslim ediyorsak, mutlaka müşteriye altyapı vesilesiyle kargo ile ilgili süreçleri de bilgilendiriyor olmamız lazım. İnternet müşterisi interaktif müşteri olduğu için bizden süreçlerle ilgili mutlaka bilgi bekler, bizim lojistikle ilgili süreçleri kendi alt yapımızda sisteme entegre etmemiz demek müşteri tam bu konuyla ilgili gelecek soruların azalması ve müşterinin proaktifliğimiz sayesinde sürekli bilgilendirilmesi anlamına gelir.

 

Lojistikle ilgili bazı tablolara birlikte bakalım. Tam ve eksiksiz karşılanan, siparişi verilen siparişlerin oranı burada çok önemlidir. Müşterimizin alışveriş alışkanlığını tekrarlanması için tekrar dönüşüm sağlaması için alışveriş deneyiminde ürünler tam ve eksiksiz bir şekilde kendisi ulaşıyor olması gerekir.

 

Hizmet düzeyi ikinci sırada önem arz etmektedir. Zamanında son alıcıya teslim edilen siparişlerin yüzdesini de mutlaka ölçüyor ve zaman içerisinde gelişimi kaydediyor olmamız gerekir. Depolama süresi, depoya ürünün girişi ve nihai müşteriye çıkış süresini temsil eder. Biz de ürünümüzün kendi stoğumuzda ve depomuzda kalma süresinde ölçerek burada mutlaka iyileştirme yapmak gerekiyorsa buraya da değinmemiz gerekir.

Siparişin verilişi ve teslim döngü zamanı olarak adlandırılır. Bunu hafta ve gün olarak takip edebiliriz bu metrikte bizim müşteriye sunduğumuz ürün ve hizmetin kalitesiyle direkt alakalıdır. Envanter doğruluğu dediğimiz kısım ürünlerin tamamının envanterde doğru olmasını temsil eder. Bu bize şunu gösterir, biz ürünü sattık, dijital platformda ürünümüz var ama gerçekten stoğumuzda yüzde yüz aynı ürün var mı? Bunda bir örnekle açıklayalım çünkü bu konuda müşterilerin sıklıkla şikâyet ettikleri konulardan bir tanesidir. Ürünün renginde ya da bir yelinde hata olabilir, stok kodları normal stoktan dijital platform stokuna yanlış geçmiş olabilir ya da gönderim esnasında yanlış barkod okutma işlemi gerçekleşmiş olabilir. Yanlış ürün gidebilir bu yüzden e-ticarette ki envanterimiz ile gerçek stoğumuzdaki envanteri sıklıkla karşılaştırılıyor, hatalar varsa düzeltiliyor olması gerekir. Aynı şekilde olmayan bir envanterine ticarette satılıyor olması da müşteri memnuniyetsizliği oluşturacağı için bu noktada önemli olduğunu unutmamız gerekir. Ürün ulaştırma süresi yani bizim depomuzdan çıkıp da müşteriye gitme süresi çok önemli, bunu mutlaka lojistik bilgilendirmesi adı altında yapmalıyız.

 

Türkiye içerisinde ise hedef kitlemiz ürünlerin kargo şirketleriyle ulaşabildiği yerler, hem bazıları haftalık gönderim sınırları içerisindedir. Örnek olarak bazı ilçelere sadece haftada iki gün kargo gider, bunu ön görerek müşteriye mutlaka sipariş esnasında ya da siparişinden sonra bu bilgiyi aktarıyor olmalıyız. Diğer bir örneklese adalardır. Adalardan gelen siparişler hem daha maliyetli gönderim neden olur hem de gönderim süresi normalden çok daha uzun sürebilir. O yüzden bunlarla alakalı süreçleri planlarken hem bütçeyi hem de müşteri bilgilendirmesi yapmak adına bu bilgileri önlem edinmek çok fayda sağlar.

 

Tedarik süresi ürünün biz sipariş verip bizim depomuza gelmesi ve bizim müşteriye arz etme süremizdir. Bu da bizim için önemli bir kriterdir. Zamanında tedarik edip zamanında müşteriye arz etmek aslında bizim stratejimiz için önemli unsurlardan bir tanesi oluşturur.

 

Envanter kayıplarını da ölçüyor olmamız lazım. Envanter etkinliği dediğimiz bir oran var, bizim belli bir zaman içerisinde depomuzda tuttuğumuz ürünlerle direk alakalıdır bu. Son kullanma tarihi içerisinde satılıp satılamayacağı, ürünle alakalı teknik gelişmelerden dolayı ürünün sürümünün güncellenmesi gibi detaylıca bakılması gereken hatta planlamada en başta göz önüne alınması gereken unsurlardan bir tanesidir. Örneğin gıda ürünü satışı yapıyorsanız son kullanma tarihine göre planlama yapıyor olmanız lazım. Mesela peynir, biliyorsunuz belli dönemlerde tüketilmesi gerekir ve dönemsel olarak üretilen peynirler de vardır. Biz peynirin reklamını verip de o mevsim geçtikten sonra o peynirin reklamı vermeye devam edersek, gelen siparişleri karşılayamazsak reklam bütçemizi yanlış kullanmakla beraber müşteri memnuniyetsizliği neden olmuş oluruz o yüzden buna da özel göstermeliyiz.

 

Bütün bu anlattıklarımız doğrultusunda aslında yaptığımız, operasyonu detaylı bir şekilde raporluyor olmamız lazım. Gelin hep beraber tekrar edelim bu e-ticaret organizasyonun içinde neler var; müşteri, ürün, sipariş, CRM, kampanya, promosyon, sosyal medya, ödeme şekli, teslimat şekli, teslimat süresi, reklam, SEO ve kullandığımız panel. Bu bahsettiğimiz unsurların hepsini eş zamanlı olarak bölüp kendi içerisinde ölçüp her biri için yönetim kararı alıp toplu bir şekilde stratejiye uygun senkron ve sürdürülebilir planlarlar yönetmeliyiz.

E-ticarette başarının sırrı gerçekten istikrarlı oluşturulmuş planlamalardan geçer. Tesadüfi başarılardan uzak durarak katma değerli bir başarı için, daha çok kazanç sağlamak için, ürünle beraber çıktığımız bu yolculuğu son aşamasına kadar planlamalıyız.

 

Gereksiz noktalarda uzmanlardan destek alarak gerekli noktalarda kendimizi geliştirerek bu organizasyonu en sağlıklı haliyle yönetebiliriz benim bu işe, e-ticarete yatırım yapmak isteyen üreticilere marka sahiplerine en önemli önerim, kaynaklarını ürün iyileştirme, ürün farklılaştırma ve marka vaadini netleştirmek yönünde kullanmaları. Bunun dışındaki konular belli bir bilgi birikimiyle profesyonel kişilerce başlatılıp daha sonra marka ve firma sahibi tarafından yönetilebilir ama başta organizasyonun sağlıklı olması için bu dinamiklerin netleştirilmesi gerekir, benim anlatacaklarım şimdilik bu kadar teşekkür ederim.

Sibel Dervişoğlu ・ 9 dk