Sosyal Medyayı Avantaja Çevirmek

Herkese merhabalar, ben Bora Kaykayoğlu. Bugün KOBİ’lere yönelik eğitimimiz olan "İş Hayatında Sosyal Medya"dan devam edeceğiz. Kısa ve pratik bir sunum hazırladık. İnanıyorum ki bu sunum, sosyal medyadaki projelerinize ilham olacak ve aynı zamanda sosyal medya ile alakalı kafanızda oluşan bazı düşünceleri, bazı soru işaretlerini de değiştirebilecek. Sosyal medyanın neden bu kadar önemli olduğunu çok daha iyi yansıtacak. O yüzden gelin hemen hızlı bir şekilde sunumumuza başlayalım.

 

Ama tabii başlamadan önce şunu söylemek istiyorum: Önce size Descartes’ten bahsetmek istiyorum. 15. yy’da yaşayan bir felsefeci, matematikçi bir kişi Descartes. Descartes belki hatırlayacağınız üzere veya etraftan farklı şekilde duymuş olabilirsiniz, Descartes’in şöyle bir cümlesi vardır: “Düşünüyorum, öyleyse varım.” Evet, çok felsefik, arkası dolu, derin bir cümle. Bu cümle, hayatın anlamını arama sürecinde diye adlandırabiliriz. Tabii bunu 21. yy’a geldiğimizde ise bu biraz daha değişiyor. Mizah yapıyoruz tabii burada, ama artık 21. yy’da “Görünüyorum, öyleyse varım” deniyor. Evet, ne kadar çok görünüyorsunuz sosyal medyada, o kadar varsınız. O yüzden buradan bu felsefeyle, bu düşünceyle yola çıkarak hemen ilerliyoruz.

 

Bugün üç bölüm işleyeceğiz: İlk bölümümüzde önce bir Türkiye’deki datalara, verilere bakacağız. Sosyal medyadaki sayılar ne durumda Türkiye’de? En son 2020 Ocak’tan itibaren olan veriler. Daha sonrasında da iş hayatında hangi sosyal medya mecraları kullanabiliriz? Bunlara kısaca bir hatırlayacağız.

 

İkinci bölümümüzde ise peki bu iş hayatında, bu medya kanalları nasıl kullanılır? Nelere dikkat edilmesi lazım? Bir firmanın öncelikleri neler olmalı?

 

Son bölümümüzde ise peki bunları kullanıyoruz tamam, gördük, anladık; ancak bunları nasıl avantaja çevirebiliriz? Bize artıları neler olabilir? Konusunda inceleyeceğimiz bir sunumumuz olacak.

 

O yüzden hemen güzel bir şekilde enteresan diyebileceğim verilerle başlamak istiyorum: Türkiye verileriyle.

 

Yansımada gördüğünüz gibi 83 milyon nüfusumuz var. 83 milyonluk bir aileyiz, bir ülkeyiz. 83 milyonun 77 milyonu akıllı telefon kullanıyor şu an. Bu köşelerde yukarıda sol köşede gördüğünüz gibi Ocak 2020 itibarıyla olan bir veri: 77 milyon akıllı telefonu var. İnternet kullanımı ise 62 milyon, sosyal medya ise 54 milyon. Yani 83 milyonun 54 milyonu diyebiliriz buna; 54 milyonu sosyal medya kullanıyor. Herkesin bir hesabı olduğunu varsayarsak bu değişkenlik gösterebilir. Ama 54 milyonluk bir sosyal medya büyüklüğümüz var.

 

Devam edelim ikinci slaydımıza: Ocak 2019’dan Ocak 2020’ye kadar olan süreyi görüyoruz şu an. Ocak 2019, Ocak 2020 arasında nüfusumuz yüzde 1.2 artmış, akıllı telefon kullanımı ise yüzde 3.4. O da 2.6 milyon denk geliyor burada. İnternet olan ise yüzde 4 artmış, 2.4 milyon artış sağlanmış. Yani 2.4 milyon kişi bir yıl içerisinde internete erişmiş, internete girmeye başlamış, interneti kullanmaya başlamış.

 

Asıl konumuza geldiğimizde, aktif sosyal medya kullanımına geldiğimizde ise Nisan 2019’dan Ocak 2020 arasında yüzde 4.2, bu da 2.2 milyona denk geliyor. Yani Nisan 2019’dan Ocak 2020 arasında 2.2 milyon kişi sosyal medyaya girmiş ve sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanmaya başlıyor demek ki bizlerin, şirketlerin diye adlandırabiliriz, şirketlerin hitap edebileceği 2.2 milyon kişi daha artmış Nisan 2019’dan Ocak 2020 arasına kadar.

16 ile 64 yaş arasındaki Türkiye’de yaşayanların medya kanallarını kullanım zamanlarını görüyoruz şu an. Örneğin, Türkiye’deki 16-64 yaş arası kişiler günde ortalama 7 saat 30 dakika internette vakit geçiriyorlarmış.


Haberlere bakıyor, maillerine bakıyor, görüşmelerini yapıyor, kullanması gereken bir program kullanıyor; günde ortalama 7 saat 30 dakika internette vakit geçiriyorlar, tabii ki bunlar. Sosyal medya ise 3 saate yakın, 2 saat 51 dakika kullanıyorlar. Televizyon ise 3 saat; yani günde 16-64 yaş arasındaki kişiler ortalama 3 saat televizyon izliyorlar. 1 saat 21 dakika müzik dinliyorlar, internet kullanarak tabii ki bunların hepsi medya üzerinden. 58 dakika, 1 saate yakın ise oyun oynuyorlar; telefonla oynuyorlar, Playstation oynuyorlar, bilgisayarda oyun oynuyorlar… Böyle bir süremiz var yani; gördüğünüz üzere şu an 21. yy’da 16-64 yaş arası bir adlandırdığımız grup tamamen internette, tamamen dijitalde, tamamen oradalar. Ne görüyorlarsa, ne algıları değiştiriyorsa, neyi istiyorlarsa ya da neyi araştırıyorlarsa çoğunluk olarak internet üzerinden bu işlemi yapıyorlar; çok aşikâr bir şekilde gözüküyor karşımızda.

 

Devam edelim; Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformlarını görüyoruz şu an; en çok kullanılan bakalım… Öncelikle birinci olarak Youtube var; sonrasında Instagram takip ediyor; sonra Whatsapp; sonra Facebook, Twitter, Facebook Messenger, Pinterest, Linkedin, Snapchat, Tiktok, Skype, Twitch, Tumblr, Reddit, Wechat, Line olmak üzere aşağı doğru iniyor. Bu yine 16-64 yaş arasını baz alındığı bir istatistik. Youtube zaten şaşırmamak lazım; artık insanlar orada bir önceki slaytta 3 saat diye gözükse de çoğu insan artık biz televizyon değil Youtube izliyoruz; ben de onlardan biriyim; ben de televizyon izlemem ama Youtube izliyorum. Hatta CV’lerine yazanları bile gördüm; aşağıdaki TV izledim yerine artık o 90’lar 2000’lerin başında ki o TV izlemeyi severim ya da TV izlerim, artık Youtube izlerime dönmeye başladı; insanlar Youtube izlemeye başlıyor, çoğu şeyi oradan görüyor. Instagram zaten anlatmamıza gerek yok desem bile birazdan bahsedeceğim ondan. Instagram’ın olduğu yer belli; popüler kültür anlamında… Whatsapp zaten çoğu işimizi hallettiğimiz mesajlaşmamızı hallettiğimiz ama şirketler için de artık Whatsapp Business ile çok önemli bir noktaya gelen bir sosyal medya kanalı oldu. Keza Facebook, Twitter ve diğer Messenger, Pinterest de bu şekilde devam ediyor; bunlara detaylıca bakacağız birazdan.

 

Devam ediyoruz; tabi ki şöyle bir durumda var şu an: En başında bahsetmiştim, 54 milyon aktif sosyal medya kullanıcımız var ve bu da yılda yüzde 4.2 artmış, gördüğümüz kadarıyla 2.2 milyon kadar artmış ve bu siteye baktığımızda bizim de ülkemizin nüfusunun %64’ne geliyor yani 54 milyon nüfusunun %64’ne denk geliyor. Yani %64’ü aktif sosyal medya kullanıyor; yani %64’üne güzel bir stratejik pazarlama ile güzel bir sosyal medya pazarlaması planlamasıyla %64’üne ulaşabilme potansiyelimiz olduğundan bahsediyoruz burada; bu çok büyük bir rakam. Ve karşımızda da bu %64 diye adlandırdığımız o yüzden içerisinde ise yaş gruplarının dağılımı var; bu Facebook ve Instagram üzerine diyebiliriz, değişkenlik gösteren bir grafiğimiz var burada ve gördüğünüz üzere en çok 25 ile 34 yaş arası yani Y jenerasyonu diye adlandırdığımız alan burada ilerliyor; ucundan da Z var tabii. Tam Z jenerasyonu olan 18-24 yaş arası olanlar ise gördüğünüz gibi burada hemen ikinci sırada %7.3 -13.2 olarak; bu arada sarı olanlar kadınları, kırmızı olanlar ise erkekleri göstermekte. 25-34 yaş arasında ciddi bir erkek dağılımı var öyle söyleyebiliriz; daha sonrasında farklılaşıyor zaten ekranda takip edebiliyorsunuzdur. Bu datalar bizim için çok önemli çünkü ilerleyen saatlerde göreceğiz: Hangi mecrayı kullanıyorsak o mecranın datalarına göre konuşma dilini, ürünleri veya koymak istediğiniz videoyu şekillendirecek ve trafiği de yönlendirebilecek bir olay olacak; bunları göreceğiz.

 

Facebook’tan bahsedelim, Facebook’un Türkiye’de 37 milyon kullanıcısı var. Demin hatırlarsak 54 milyondu sosyal medya kullanıcısı; bunun 37 milyonunun Facebook’u var. %36’sı bayan, %63’ü ise erkeklerden oluşuyor site. 37 milyon Facebook kullanıcısı var Türkiye’de, hızlıca geçelim.

 

Instagram, 38 milyon. Türkiye’de 38 milyon Instagram kullanıcısı var ve bu şiddetli bir şekilde artmaktadır da. %42’si kadın, %57’si erkek oranında süreçte orada biraz da oran yakın.

 

Twitter’da 11.8 milyon kullanıcımız var. %21’i kadın, %78’i erkek; orada ciddi bir erkeklerin yoğunlaştığı bir bölge var; onlarla bahsedeceğiz neden böyle olduğunu, Türkiye’deki kullanım amaçları da çok önemli tabii bu süreçte. 11.8 milyon kullanıcısı var Türkiye’de.

 

Linkedin, profesyonel bir sosyal ağ diye adlandırdığımız Linkedin sosyal medyası ise 8.4 milyon kullanıcıya erişmiş; bunlar tabii tamamını artmaktadır da bir taraftan.

 

Devam edelim, bizim de ilgimize çok çekilecek konumuzun da ilgisini çekebilecek bir e-ticaret konusuna geldik şu an. E-ticaret, artık yani sosyal medyada e-ticaretten bahsediyoruz aslında. Geçen sene sosyal medya e-ticaret hesaplarından, sosyal medyadan satılan ürünleri bu da görmekteyiz.

 

Mesela Fashion & Beauty diyor yani moda, moda tekstil diyebiliriz. Tekstil ürünlerinde de 1.6 milyar dolarlık bir satış gerçekleştirmiş; keza elektronik 2.8 milyar dolar. Yemek, kişisel ihtiyaçlar 795 milyon dolar, mobilya 1.43 milyar dolar. Oyuncaklar, hobi ürünleri 1.37 milyar dolar. Travel yani seyahat, kalım, ulaşım gibi ihtiyaç giderleri ise 13 milyar dolarlık; dijital müzik kullanımı, satın alımı gibi veya üyelikler 60 milyon dolar. Video oyunları keza aylık üyelikler veya satın alımlar internet üzerinden, medya üzerinden 363 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirilmiş Türkiye’de.

 

Ve bunun hepsini toptan atın ve oradaki kategoriler dışında tabii ki başka kategoriler var; ancak bunların hepsine baktığımızda yaklaşık 50 milyonluk bir kitle satın alıyor ve bunlardan da 8 milyar dolarlık bir gelir elde ediyor; çok büyük bir alan var, çok büyük bir aslında burada bir pazar var; 8 milyar dolarlık ki kaç kişinin de Türkiye’de sosyal medya interneti kullandığına görmüştük; daha da bu artacak.

 

En basitinden geçen ocak ayı ile bu ocak ayı arasında iki en az 2 milyon kişilik bir fark var interneti kullanma anlamında; yani her yıl 2 milyon kişi daha interneti daha aktif bir şekilde kullanmaya başlıyor.

 

Devam edelim, burada diyor ki yeni bir markanın keşfi: 16 ile 64 yaş arasının yeni markayı nereden keşfettiklerine dair bir görsel var karşıda; bir grafik var karşınızda. 16-64 yaş arası yeni bir markayı bakın search engine yani arama motorlarından keşfediyormuş %43’ü. Herhalde akla gelen bir ürünü yazıyorlar veya bir duydukları bir ihtiyacı oraya yazıyorlar ki search engine arama motorları hala üst sıralarda.

 

Daha sonrasında hala azımsanmayacak bir oranda %42’lik bir oranla televizyon reklamları; daha sonrasında bunu hemen takip eden ki ben ileride bunun geçeceğini düşünüyorum %40 oranında ise sosyal medya reklamları gelmektedir. Bu şekilde yeni markalar keşfediyor 16 ile 64. Biraz daha devam edelim, %34’ü bu markaları kendi sitelerinden, markaların sitelerinden, ürünleri sitelerinden keşfediyormuş. Daha sonrası da mobil ve tabletten, %33’ü çok önemli bir rakam; %33’ü ağızdan ağza konuşmayla, ağdan ağıza tavsiye ile tanıyormuş.

 

Çok önemli bir konu olan akran ilişkisinden birazdan bahsedeceğiz. Daha sonrasında ise sosyal medya yorumları, televizyon ve filmler, ürün yerleştirme gibi konulara değineceğiz. Daha sonra web sitesindeki reklamlar, en sonunda broşür ve kataloglar üzerinde duracağız. Tabii basılı mecralar yavaş yavaş azalmaya başladı. Doğal olarak bu dijital çağın daha da artmasıyla birlikte böyle oldu. Devam edelim, burada bu datamızın da sonlarına doğru geliyoruz. Son slaydında ise dünyada sosyal medya platformları en çok hangileri kullanılıyor? En çok hangi sosyal medya platformları kullanılıyor? Türkiye’ye nazaran biraz daha farklı çünkü dünya çok enteresan ve bazı kapalı ülkeler var. Çin gibi onların nüfusu fazla olduğu için de farklı mecraları görebileceksiniz ama şöyle baktığımızda bizde de değişmediği gibi Facebook 3-4. sırada iken dünyada 1. sırada. 2.449 milyon kullanıcı sayısıyla 1. sırada. Daha sonra Youtube 2 milyar kullanıcı, Whatsapp 1.6 milyar, Facebook Messenger 1.3 milyar kullanıcı sayısıyla sıralanıyor. Tabii bunlardan sonra yine bir Wechat olarak bir Çin firması geliyor. Nüfustan dolayı 1 milyar Çinli bunu kullanıyor. Daha sonra Instagram, Tiktok, Çin’in yükselen sosyal medya mecrası Qzone, Reddit, Snapchat, Twitter vesaire olarak bunlar azalmaya başlıyor. Yani dünyada ilk üçü ilk dördü Facebook hegemonyası zaten devam ediyor.

 

Türkiye’deki bu sosyal medyanın büyüklüğünü ve gücünü göstermeye çalıştık şimdi ise bu platformları eminim ki aşinasınızdır, neler olduğunu biliyorsunuz eminim ki çok detaylı kullanıyorsunuz ancak özellikle iş hayatında sosyal medya nasıl kullanmamız lazım konusunu istediğiniz için biraz bunları tekrar üzerinden geçmemiz lazım bir emin olalım diye tekrar bakalım.

 

Facebook, daha demin gösterdim 2 milyar 449 bin nüfusuyla devir ülke, bir platform, bir grup. Bunun amacı iletişimde olmak. İnsanlar paylaşımlarda bulunuyorlar, özellikle ilk açıldıktan sonra işte arkadaşlar, çocukluk arkadaşları, ilkokul arkadaşları birbirini bulması amacıyla ama doğal olarak sürdürülebilir bir şekilde bu sistem biraz evrildi ve artık buralarda insanlar birbirini gündelik işlerine haberdar etme, gündelik yaşamlarına neler kullandıkları, nereye gittikleri, nelerden memnun kaldıkları, hangi ürünleri kullandıkları gibi aslında akran ilişkisine dönmeye başladı olay ve doğal olarak da en büyük bir mecra olduğu için sosyal medya mecrası olduğu için de markalar buralarda marka bilinirliği oluşturmada marka algısını daha da güçlendirmede, ürünlerini de burada tanıtma anlamında Facebook’u kullanıyorlar tabii.

 

Instagram ise özellikle Facebook’un almasıyla beraber Instagram’da da ciddi bir atak oldu ve kullanıcı davranışlar üzerine müşterinin ihtiyaçları yani kullanıcıların ihtiyaçları üzerine, acılar üzerine bayağı bir evrimleşti burası da ve şu an herhalde ne kadar sayılar bunu göstermese de login anlamında yani giriş anlamında Facebook’tan daha fazla giriş yapılan bir sosyal medya mecrası. Çok fazla kullanılıyor. Burada da insanlar Facebook’ta tabii ki bu sistemde daha çok yazılı tarafta vardı paylaşımları da vardı dosya paylaşımları veya link paylaşımları ama Instagram tamamen görsel için kurulmuştur ve bilindiği üzere görsel iletişim zaten insanın homosapien diye adlandırdığımız insanın en büyük özelliğidir. Görsel hafızası çok daha kuvvetlidir, yazılı hafızaya göre veya duymaya göre görsel çok daha hızlıdır. Çünkü görerekten çok daha hızlı bazı şeyleri algılar ve onları sentezleyebilir, sistemi kurabiliriz kafamızda bir görsel gördüğümüzde. O yüzden zaten markaların da bu kadar fazla buraya adapte olmaya çalışmaları freelance yani serbest çalışan tasarımcıların, iş yapanların, bir zanaat sahibi olanların ya da web sitesi olmayıp da ürünlerini satmak isteyen insanların buraya bu kadar rağbet etmesi sebebi de bu. Görsel çok daha güçlü bir şekilde aktarılabiliyor. Bunun detaylarından bahsedeceğim.

 

Whatsapp, hayatımızın vazgeçilmezi. Artık sms diye bir şey kalmadı. Hala ise mesajlar geliyor bize bildirimler. Belki sms kullanan vardır ama çok büyük bir kısmı Türkiye’de de deminde gördüğünüz gibi Whatsapp kullanıyor. Çünkü pratik, çok hızlı, rahat ve bu doğrultuda yakın zamanda bunu gören Whatsapp, Whatsapp Business diye ayrı bir aplikasyon kurdu. Bunu eğer incelemediyseniz mutlaka inceleyin, hemen App Store’a giderek veya Google Play’e girerek hemen Whatsapp Business’ı kurabilirsiniz. Burada ise biraz daha şirketinizin profil sayfasını oluşturabildiğiniz gelince çoktan göreceksiniz. Oluşturabilirsiniz oradan ürünlerinizi de daha iyi pazarlayıp daha iyi açıklayabildiğiniz bir alana sahipsiniz. Çünkü sizler de biliyorsunuzdur ki görüyoruz da Whatsapp üzerinden de ciddi bir satış var. Yani Instagram üzerinden, Facebook üzerinden konulan ürünler Whatsapp üzerinden sipariş geçilmeye başlanıyor veya Whatsapp atıp da ben şu ürünü istiyorum, ayakkabı diyelim 42 numarasını istiyorum vesaire havale numarası, banka bilgileri, hesap bilgileri orada transfer karşıya geçiyor yani bir aracı olmaya başladı doğal olarak. O yüzden de Whatsapp Business da var bu konuya bakmanızı, ilgilenmenizi tavsiye ederim.

 

Pinterest ne kadar ülkemizde diğer sosyal mecralar kadar popüler olmasa da belli bir kısım hala kullandığı ve kullanmaya devam ettiği ve büyüdüğü aslında öyle açıklayabiliriz bir alan. Burada belli bir boardların belli bir duvarların olduğu, metafor yapıyorum bir duvar diye bir alan olduğu buralara ürünleri koyabildiğiniz ve bu ürünlerin de özelliklerini de koyarak yine satış yapabildiğiniz, tanıtabildiğiniz beni bir alan ve burada gördüğünüz gibi %80’i Pinterest üzerinden bir şey aldıklarını belirtiyor, böyle bir de tadınıza var. %87’si de alımlarını buradan yapıyor. Bu özellikle daha çok tekstil alanında, mobilya alanında, biraz daha zanaat kalanların da daha fazla kullanılan bir bölge, daha fazla kullanılan bir sosyal medya. Zaten Google o arama search engineleri zaten en tepede olmasının sebebi bu. Eğer oraya bir mobilya ürünleri işte mobilya satın almak dediğinizde evet bazı firmalar çıkacaktır ama aralarından en hızlı bir şekilde Pinterest’in Facebook’un çıkacağını aşikar çünkü çok fazla trafik aldıklarından dolayı yukarıda oluyorlar ve bu da asla güzel bir şeydi çok güzel bir şekilde yönlendiriyor. O yüzden eğer işlerinizde bu şekilde olabileceğini düşünüyorsunuz Pinterest’e bakmada yarar var.

 

Linkedin, sosyal medyanın profesyonel ağı. Linkedin özellikle iş ve ticaret geliştirmelerinin tanıtıldığı, aktarıldığı, haberdar edildiği aynı zamanda ise satın almaktan çok veya satış yapmaktan çok bilgilendirme ile yönlendirildiği bir alandır. Bir böyle bir de profesyonellerin burada bulunarak firmalarında burada bulunarak tabii ki hem profesyonel bireylerin hem profesyonel firmaların burada bulunarak kendi firmalarını profesyonellere mavi yakaya, beyaz yakaya veya iş arayanlara aktardığı bir sosyal ağ burası. Burada da ekranda gözüktüğü gibi B2B, işletmeden işletmeye de kullanılan bir platform aynı zamanda.

 

Twitter hala çok kullanılan bir sosyal medya mecrası. Tabi Twitter ülkemizde keza dünyamız böyle anlık mesajlaşma, anlık ileti gönderme, anlık bir olayı açıklama olarak kullanıldığı Türkiye’de çok popüler olan bir sosyal medya mecrası.

 

Ekranda gördüğünüz gibi slaytta da gördüğünüz gibi haberler, eğlence, spor, politika bunun gibi konuları takip etmek için çok hızlı bir mecazdır. Burası ilerleyen saatlerde söyleyeceğim ama bak şunu hemen belirtmek istiyorum: Twitter özellikle firmaların daha çok satış öncesi ve satış sonrası destek amaçlı kullandığı, hızlı bildirimde bulunabildikleri bir platform. Bu da aklımızda kalsın.

 

Evet Youtube, çok seviyorum ben bu cümleyi hemen tekrarlamak istiyorum: “Artık televizyon değil Youtube izleniyor.” Tabii ki bu işin esprisi. Televizyonu zaten demin gördük. Televizyon medyasını burada küçümsenmeyecek derecede zaten hala yüzdesi ve kullanıcısı var. O ayrı bir konu ama artık y ve z ile beraber ve sonradan gelen neslin tamamen kendini adapte ettirdiği artık Youtuberların bir iş olduğu hatta bunları da konuşulduğu Youtube iş midir? Para kazancı nedir? gibi konuların da konuşulduğu ülkemizde bir mecra olmaya başladı. Ama çok etkili bir mecra. Her alanda, her konuda hele hele özellikle Google’ın bu işin içinde olması, Youtube Google’nın bir markası işin içinde olması o search engine de yani arama motorunun bu kadar güçlü olmasından dolayı Youtube’da birçok şeyi araştırarak bulamayacağınız tabi burada mübalağa yapıyorum ama hakikaten bulamayacağınız bir konumun bile olduğunu ben sanmıyorum ya her konuyu bulabileceğiniz düşünüyorum, her konudaki her ürünün, her ürünle beraber her servisin, hizmetin, ve her gün sürecinde burada bir videosunun olduğunu ve bu videolarında sahiplerine bir markalaşma bir algı yarattığını söyleyebiliriz.

 

Ve Tik Tok bunu koymak istedim çünkü bu hakikaten dünyada çok büyük bir ses getiren Çinli bir sosyal medya mecrası. Hatta bazı noktalarda bazı hikaye belli sorunları var çünkü ciddi anlamda bir atak seviyesinde Tik Tok. Aslında bir müzik video sosyal ağı, müzikle beraber biraz Snapchat’e benzeyen ama saniyesinin biraz daha fazla olduğu yere koyabileceğiniz videonun saniyesinin fazla oldu bu da aynı şekilde biraz da Twitter benzeri çok hızlı bir şekilde karşı tarafa aktırabildiğimiz, hızlı şekilde bir ara yüz olup videolar arasında geçiş yapabildiğiniz bir platform. Buralarda insanlar firmalar daha doğrusu tabii ki freelance çalışan insanlar bunları bu şekilde kullanıyor firmalar bu Tik Tok dediğimiz sosyal medya platformunu ürünlerini hızlı tanıtmak, markalarının daha güçlendirmek hatta ürünleri ile alakalı, markaları ile alakalı viral reklamlar, gerilla reklamlar yapmak üzere kullandıkları bir platform burası da.

 

Bir bakmak gerekirse birinci bölümümüzün sonuna geldik. Bakarsak Türkiye’deki bu tabii ki dünyada çok büyük ama Türkiye’deki bu datanın ne kadar büyük olduğu bununla beraber sosyal medya datasının sonrasında dünyada sosyal medyanın ne kadar büyük olduğu ve ne kadar ve büyümeye devam ettiği biraz da fiyatlardan bahsettik bütçelerden bahsettik, 1.8 milyar dolarlık bir tekstil olduğundan bahsettik Türkiye’de, 2 milyar dolarlık bir elektronik pazarına olduğundan bahsettik bu sistemde, daha sonrasında birazdan ikinci bölümde yavaştan geçeceğimiz gibi iş hayatında ki firmaların sosyal medya nasıl kullanmalı gerektiğinde gelmeden evvelde bu 8 tane mecraya baktık, tekrardan bir hatırladık neydi bunlar diye. Şimdi ikinci bölümümüzde güzel bir şekilde iş hayatında bu sosyal medya mecralarımızın, sosyal medyayı nasıl kullanmalıyız? bunları bakacağız.

Bora Kaykayoğlu ・ 12 dk