E-Ticaret Pazarlama Çalışmaları

Ve gelelim en önemli noktaya. Pazarlama çalışmalarına. Web sayfamızı aldık, açtık çalışmaya başladık, peki milyonlarca insan web sayfamızdan nasıl haber alacak, kampanyalarımızı nasıl duyuracağız, nasıl satış yapacağız? İlk zamanlar eş dost tanıdık arkadaş güzel alışveriş yaptı, peki şimdi ne olacak? Üçüncü aya geldik satışları nasıl artıracağız? Nasıl sürdürülebilir olacağız?

 

Pazarlama çalışmaları için öncelikli sorulması gereken ilk soru; bütçe. Bütçemiz ne olmalı? Ne kadar para ayırmalıyız? Hangi kanalda gireceğiz birazdan bahsedeceğim, bütçeyi iyi düşünmek lazım. Yani bütçe deyince bazen insanlar çok büyük paralar harcanması gereken bir şey gibi düşünüyor ama sıfır parayla da olmuyor bu iş. O yüzden pazarlama çalışmaları içinde bir bütçe ayırmak lazım, web sayfanızın daha görünür olması için farklı kanallarda görünmeniz lazım. Bu anlamda ne kadar bütçe ayıracaksınız en başta mutlaka bir yere yazmanız lazım, planlamanız lazım.

 

 Ajans konusu, yani ben pazarlama çalışmasını yapacağım ajansla mı çalışmalıyım, kendim mi yapmalıyım? Paranız varsa ajansa gidebilirsiniz ama KOBİ’yseniz, daha bu işlere yeni yeni alışıyorsanız benim tavsiyem kendinizin yapması. Diyeceksiniz ki ben nereden bileyim sosyal medya kullanmayı, arama motoru kullanmayı, onu yapmayı bunu yapmayı. Ben şunu tavsiye ederim, bir sürü video var, Youtube'da bir sürü kolay ulaşabileceğiniz eğitimler var, ücretsiz eğitimler var, arama motorlarının yaptığı nasıl beni kullanmalısın, nasıl daha fazla görülür olmasın gibisinden bir sürü çok değerli insanın yazdığı yazılar var. İnternet bir lebiderya, her şey var orada. Lütfen bakın araştırın bu işler tabi kolay değil adım adım ilerliyor ama günün sonunda bu işleri bir ajansa vereceksiniz bile bazı konulara sizin en azından bilmeniz lazım, hâkim olmamız lazım. Çünkü bir süre sonra onları da o işi devrettiğinizde aynı dili aynı cümleleri konuşmamız lazım. O yüzden burada da siz karar vereceksiniz ama mutlaka sizinle bilmeniz gereken birtakım konular var. Hangi kanallar, en çok sorulan soru bu; sosyal medya mı kullanmalıyım, arama motoru mu kullanmalıyım ya da e-posta pazarlama mı yapmalıyım, blog mu yazmalıyım? Bu sorunun bir cevabı yok. Aslında hepsini yapmak lazım. En baştaki yere dönmemiz lazım, bütçemiz olacak ve o bütçeye göre bir şey çıkartmak lazım. En ideali tabii ki hepsinde olmak lazım ufak ufak. Ama şunu gördüğüm için söyleyebilirim, mesela giyimle alakalı bir iş yapıyorsunuz mutlaka Instagram kanalında olmanız lazım ve burada ufak ufak rakamlarla ufak ufak bütçelerle çok fazla görünür olma şansına sahipsiniz. İş dünyasına yönelik birtakım işler yapıyorsanız, kıyafet değil de daha farklı yazılım vb. gibi Linkedln gibi platform. Çünkü Linkedln beyaz yakanın olduğu ve bu buradaki iş dünyasının daha ağırlıklı olarak kullandığı bir platform. O yüzden yaptığınız iş neyse ona uygun sosyal medya kanalları seçmeniz daha mantıklı.

 

Arama motorunda her yerde çıkıyorsunuz, her yerde görünür oluyorsunuz ama kolay bir iş değil, çok büyük paralar da gidebiliyor. Bu anlamda benim size tavsiyem organik aramalarda öne çıkmanız. Organik arama nedir? Mesela ben ayakkabı yazdım arama motoruna, siz ayakkabı satıyorsanız orada çıkmanız lazım. İlk üç sayfa ilk 4 sayfada. Bu çok kolay bir iş değil, nasıl oluyor? Blog yazmanız lazım, blogdan kastım mesela 2020 senesinin trend ayakkabıları veya ayakkabı ile alakalı imalat süreçleri, ayakkabı kelimesinin geçtiği ya da ayakkabıyla alakalı tüketici insanlar Türkiye’de en çok ne arıyor, en çok aranan 5 kelime neyse Google çeviriye bakarak buradan çıkartıp o kelimeleri kullanarak bol bol blog yazmalısınız. Bunlar da bir gün de olmuyor. 3 günde de olmuyor ama 6 ay sonra bir sene sonra emin olun bir takım organik aramalarda siz ön plana çıkacaksınızdır. Tabi ki çok büyük markalar var, çok büyük rakipler var. Bu kadar büyük rakiplerin çok çok büyük paralar harcadığı yerlerde ilk sayfada çıkmanız belki çok zor olabilir ama en azından ilk sayfada değil de belki beşinci sayfada çıkmak da sizin için faydalı olacaktır, bu da önemli.

 

Backlink almak. Backlink nedir? Bir takım web sayfaları ile anlaşarak size link vermeleri. Bu ne için önemli, çünkü arama motorları repitasyonu yüksek web sayfalarından size bir link geldiğini gördüğü zaman bunu olumlu algılıyor ve sizin repitasyonunuzu da yükseltiyor. Mesela ayakkabı ile alakalı blog yazan birine yazı yazdırdınız ve orada bir link verdi, o linke tıklayınca sizin web sayfanıza geliyor. Bu Google nezlinde çok değerli bir şey bu yüzden bol bol backlink alacağınız insanlarla anlaşmaya çalışın, kimisiyle bütçeyle anlaşabilirsiniz kimisine belki ayakkabı verebilirsiniz gibi.

 

E-posta pazarlama; e posta pazarlama çok geçerli bir kanal onun altını çizmek istiyorum. Çünkü sosyal medya önemli, arama motor önemli ama günün sonunda hep onu söylüyoruz, size arama motorundan bir veri geliyor, sosyal medyadan bir veri geliyor bu verilere birleştirerek bir e-posta pazarlaması yaparak çok çok büyük kazanç elde edebilirsiniz, hala günümüzde her ne kadar e-mailer açılıyor açılmıyor deseler de, yeni nesil jenerasyon çok e-maile sıcak bakmasa da en fazla geri dönüş getiren pazarlama kanalı e-posta pazarlaması. Görünür olması, analizin kolay olması, bir süre resim koyma şansına sahip olmanız, akıllı e-mailler atma şansına sahip olmanız gibi bir sürü sebepten dolayı hala e-posta pazarlama en yüksek getiriyi sağlıyor. Birkaç örnek vereyim ben size. Bunları mutlaka deneyin. Welcome maili yani hoş geldin maili, birisi size üye olduğu zaman bir hoş geldin maili göndermenizi tavsiye ederim. Hoş geldin maili gönderirken bir de size özel yüzde yirmi indirim kuponu diyerek, bir son kullanma tarihi vererek mutlaka bir kupon gönderin. Zaten tüketici gelmiş ayakkabı demiş, web sayfanıza gelmiş bülteninize üye olmuş. Demek ki çok beğenmiş sizin sayfanızı, bültene üye olduğuna göre o üyeye anında bir hoş geldin maili ile beraber bir indirim kuponu gönderirseniz yüzde seksen o indirim kuponunu o tarihe kadar kullanıp alışveriş yapacaktır. Ne yaptınız sadece mail attınız ama akıllıca mail atınız. Sepette ürün bırakanlar da oluyor ürün bu müşterilere mail atmak da çok önemli. Bu kişilerin yüzde onu, yüzde yirmisini bile geri döndürme şansınız olursa çok büyük bir kazanç yani, kaybedilen müşteri tekrardan kazanmış oluyorsunuz sepet mailinde. Ne zaman atmanız lazım, 30 dakika sonra ya da bir saat sonra o kişiye sepettekiler maili atmanızı öneririm. Merhaba sevgili Murat, bu ürünü bırakmışsın gel al şeklinde çünkü niye bıraktı acaba elektrik mi kesildi, acaba bir sıkıntı mı oldu, acaba adam ofisteyken birisi mi girdi, o yüzden mutlaka sepettekiler maili atın. Kampanya maili atın, zaman zaman indirimleri duyuyoruz. Uzun zamandır sizden alışveriş yapmamış insanlara seni özledik maili atın, 90 gün boyunca alışveriş yapmayan bir kişiye 91. gün seni özledik neredesin şekilde bir mail atarak ve VIP müşteri ise belki indirim kodu koyarak onların tekrardan geri dönüp alışveriş yapmasını sağlayabilirsiniz.  Bunları uygulayan hem Türkiye’de hem dünyada bir sürü marka var ve çok güzel geri dönüşler alıyorlar. Sadece bir e-mail ile, o yüzden bu stratejileri iyi düşünmenizi öneririm.

 

Özel günler var, özel günler deyince aklınıza ne geliyor? Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, ne bileyim öğretmenler günü değil mi, ama bunun dışında son zamanlarda baktığımızda kasım ayında 11-11 var, kara Cuma, efsane Cuma, Black Friday gibi günler var. Bir de de önemli günler mesela bakıyorum ben kampanyalara en uzun gece, en uzun gündüz ya da ekinoks gündüzle gecenin eşit olduğu. Yani firmalar artık kampanya üretmek adına bu tip özel günleri önce takvimlere yazıyorlar ve bugünlere özel hazırlık yapıyor. En uzun gündüze özel bir kampanya aslında çok alakasız ama sırf o günü kullanarak orada sizin dikkatinizi çekmek istiyor. Ya da ramazan zamanında iftardan sonra özel kampanyalar düzenliyor, şu kadar saatiniz var, size özel kampanyalar şekilde markalar, firmalar burada yer alıyor ve rakamları gördüğümüzde şok oluyoruz. İnanılmaz geri dönüşler oluyor çünkü tüketici bu tip kampanyaları çok seviyor. Bu anlamda özel günleri mutlaka mutlaka sene başında ajandanıza ocak ayından aralık gününe kadar yazın, not edin ve bir gün kala kampanya yapmayın, bir ay öncesinden düşünün. Ne yapmam lazım, ne denemem lazım, bunları iyi tasarlarsanız güzel kazançlar elde edebilirsiniz. Hatta bazı markalar şunu yapıyor, elinde kalan ürünler varsa o ürünleri belki kampanyaya koyuyor, hem para kazanmış oluyor hem de elindeki üründen kurtulmuş oluyor, stok maliyetini azalıyor bunlar.

 

İletişim kanallarından bahsedersek demin mailden bahsetmiştik ve bu konuda sms de var, Whatsapp kanalı da var. Çok zor zamanlarda çok fazla kullanılır ama tabii ki burada şu iki konu çok önemli. Bir izinli pazarlama. Biliyorsunuz Türkiye’de KVKK var kısacası kişisel verilerin kullanılması ile alakalı bir kanun var. Yani diyor ki kanun, izinsiz pazarlama yapamazsın, oradan buradan aldığın e-mail ile oradan buradan aldığın bir cep telefonuna sms gönderemezsin, lütfen izinli pazarlama yap. Cezası var diyor ama KVK olmasa bile bu mutlaka izinli pazarlama yapmamız lazım çünkü bu benim mailim nereden aldınız denilebilir. Mesela ürününüz diyelim ki üniversite hazırlık kursu ve bana bunu gönderdiniz. Ben 44 yaşındayım, üniversite okumuşum, bitmiş o kursun bana bir faydası olmayacak. O e-maili sileceğim ya da o smsi sileceğim. O yüzden hedef kitleyi iyi belirleyip ona uygun mesaj göndermeniz gerekiyor, bunun içinde izinli pazarlama yapmamız gerekiyor. Size başvurmadan kimseye eposta ve sms lütfen göndermeyin. Burada ikinci önemli nokta şu samimiyet. Maalesef şunu görüyoruz gönderilen e-mail ve smsler robotlaşmış yani karşınızdakinin insan olduğunu unutmayın bir mesaj gönderirken. Bir kampanya gönderirken ona dokunacak cümleler kurmaya çalışın ki o da o e-maili okuduğu zaman o sıcaklığı hissetsin ve sizden alışveriş yapsın, bu samimiyet çok çok önemli buna dikkat etmenizi öneririm.

Murat Erdör ・ 10 dk