KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ
VFNET Kurumsal Talep WebForm
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, kişisel verileriniz; veri sorumlusu sıfatıyla, Vodafone Net İletişim Hizmetleri A.Ş. (“Vodafone” veya “Şirket”) tarafından internet sayfamızdaki kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu kapsamında açıklanan amaç ve hukuki sebeplerle işlenecektir.
Kişisel veri işlemenin hukuki sebepleri, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde düzenlemektedir. kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu kişisel verileriniz, aşağıda yer alan tabloda belirtilen amaçlarla ve söz konusu amaçlar doğrultusunda dayanılan hukuki sebepler kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Veri İşleme Amaçları | Kişisel Veri İşlemenin Hukuki Sebebi | İşlenen Kişisel Veriler |
- Sizi Arayalım irtibat seçeneği kapsamında; şikayet, talep, öneri ve isteklerinizin alınması ve talebinize ilişkin tarafınızla iletişime geçilmesi. - Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Yönetmeliği m.5/3 uyarınca, tacir/esnaf olmanız nedeniyle mevzuat kapsamında ticari ileti gönderimi ve ürün/hizmet bilgilendirmesi yapılması.
|
Kanun m. 5/2 (f)
İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri işlemenin meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması
|
- İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad, Soyad)
|
- Size uygun ürün, hizmet ve kampanyalarının belirlenebilmesi için kişisel zevk, tercih ve alışkanlıklarınızın belirlenerek pazarlama analiz çalışmalarının yapılması ve bunların tanıtım, reklam ve pazarlamasının yapılması. - |
Kanun m. 5/1
Açık rızanız.
| - İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad-soyad)
- Meslek (Meslek, ünvan, sektör, işveren/ilişkili olunan firma bilgisi)
|
- Olası bir hukuki uyuşmazlık durumunda, haklarımızın korunabilmesi ve kullanılması ile hukuki süreçlerin yürütülmesi. | Kanun m. 5/2 (e)
Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. | |
- Yetkili kurum veya kuruluşların Şirketimizden talepte bulunması ya da bu kurumlara bildirim yapmamızın öngörüldüğü durumlarda, yasal yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi (örneğin, hukuka aykırı işlem şüphesi taşıyan bir işleme dair bir kamu kurumunun talepte bulunması durumunda bilgilerinizin paylaşılması). | Kanun m. 5/2 (ç)
Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için veri işlemenin zorunlu olması. |
Kişisel verileriniz, KVKK ve sair mevzuata uygun olarak; yukarıda yer verilen amaçlar ve hukuki sebepler kapsamında üçüncü taraflara aktarılmaktadır. Kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü taraflar ve aktarım amaçları aşağıda belirtilmektedir.
Kişisel verilerinizi, tarafınızla iletişime geçilmesine ilişkin taleplerinizin alındığı internet sayfamız vodafone.com.tr aracılığı ile; otomatik ve kısmen otomatik yöntemler ile toplamaktayız.
KVKK’nın 11. maddesi ilgili kişi olarak haklarınızı düzenlemektedir. İşlenen kişisel verilerinizle ilgili olarak, Vodafone’a başvurup;
Kanun kapsamındaki taleplerinizi ve kişisel verilerinizle ilgili her türlü sorunuzu, bu bağlantıdaki KVKK İlgili Kişi Talep Formu’nu doldurarak veya Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’e (Tebliğ) uygun şekilde hazırlamış olduğunuz bir dilekçe ile; Maslak Mah. Büyükdere Cad. No:251 Vodafone Plaza Maslak Sarıyer / İstanbul adresine (Noter kanalı, taahhütlü posta vb. yollarla) gönderebilir ya da ilgili formu VodafoneNet@hs03.kep.tr adresine elektronik imzalı olarak iletebilir, başvuru yapılan şirkete daha önce bildirilmek ve teyit edilerek ilgili şirket sistemlerine kayıt edilmiş olmak koşuluyla e-posta adresinizden kisiselverilerinkorunmasi@vodafone.com adresine iletebilir veya Tebliğ’de belirtilen diğer yöntemler aracılığıyla başvurabilirsiniz.
KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ
VTAŞ Kurumsal Talep WebForm
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, kişisel verileriniz; veri sorumlusu sıfatıyla, hizmet aldığınız Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (“Vodafone” veya “Şirket”) tarafından internet sayfamızdaki kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu kapsamında açıklanan amaç ve hukuki sebeplerle işlenecektir.
Kişisel veri işlemenin hukuki sebepleri, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde düzenlemektedir. kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu elde edilen kişisel verileriniz, aşağıda yer alan tabloda belirtilen amaçlarla ve söz konusu amaçlar doğrultusunda dayanılan hukuki sebepler kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Veri İşleme Amaçları | Kişisel Veri İşlemenin Hukuki Sebebi | İşlenen Kişisel Veriler |
- Sizi Arayalım irtibat seçeneği kapsamında; şikayet, talep, öneri ve isteklerinizin alınması ve talebinize ilişkin tarafınızla iletişime geçilmesi. - Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Yönetmeliği m.5/3 uyarınca, tacir/esnaf olmanız nedeniyle mevzuat kapsamında ticari ileti gönderimi ve ürün/hizmet bilgilendirmesi yapılması.
|
Kanun m. 5/2 (f)
İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri işlemenin meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması
|
- İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad, Soyad)
|
- Size uygun ürün, hizmet ve kampanyalarının belirlenebilmesi için kişisel zevk, tercih ve alışkanlıklarınızın belirlenerek pazarlama analiz çalışmalarının yapılması ve bunların tanıtım, reklam ve pazarlamasının yapılması.
|
Kanun m. 5/1
Açık rızanız.
| - İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad-soyad)
- Meslek (Meslek, ünvan, sektör, işveren/ilişkili olunan firma bilgisi)
|
- Olası bir hukuki uyuşmazlık durumunda, haklarımızın korunabilmesi ve kullanılması ile hukuki süreçlerin yürütülmesi. | Kanun m. 5/2 (e)
Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. | |
- Yetkili kurum veya kuruluşların Şirketimizden talepte bulunması ya da bu kurumlara bildirim yapmamızın öngörüldüğü durumlarda, yasal yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi (örneğin, hukuka aykırı işlem şüphesi taşıyan bir işleme dair bir kamu kurumunun talepte bulunması durumunda bilgilerinizin paylaşılması). | Kanun m. 5/2 (ç)
Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için veri işlemenin zorunlu olması. |
Kişisel verileriniz, KVKK ve sair mevzuata uygun olarak; yukarıda yer verilen amaçlar ve hukuki sebepler kapsamında üçüncü taraflara aktarılmaktadır. Kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü taraflar ve aktarım amaçları aşağıda belirtilmektedir.
Kişisel verilerinizi, tarafınızla iletişime geçilmesine ilişkin taleplerinizin alındığı internet sayfamız vodafone.com.tr aracılığı ile; otomatik ve kısmen otomatik yöntemler ile toplamaktayız.
KVKK’nın 11. maddesi ilgili kişi olarak haklarınızı düzenlemektedir. İşlenen kişisel verilerinizle ilgili olarak, Vodafone’a başvurup;
Kanun kapsamındaki taleplerinizi ve kişisel verilerinizle ilgili her türlü sorunuzu, bu bağlantıdaki KVKK İlgili Kişi Talep Formu’nu doldurarak veya Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’e (Tebliğ) uygun şekilde hazırlamış olduğunuz bir dilekçe ile; Maslak Mah. Büyükdere Cad. No:251 Vodafone Plaza Maslak Sarıyer / İstanbul adresine (Noter kanalı, taahhütlü posta vb. yollarla) gönderebilir ya da ilgili formu vodafone@hs03.kep.tr adresine elektronik imzalı olarak iletebilir, başvuru yapılan şirkete daha önce bildirilmek ve teyit edilerek ilgili şirket sistemlerine kayıt edilmiş olmak koşuluyla e-posta adresinizden kisiselverilerinkorunmasi@vodafone.com adresine iletebilir veya Tebliğ’de belirtilen diğer yöntemler aracılığıyla başvurabilirsiniz.
Rıza göstermeniz halinde; kimlik (ad, soyad) iletişim (e-posta adresi, cep telefonu numarası), özlük, hukuki işlem, mesleki deneyim, meslek bilgisi, görsel ve işitsel kayıtlar, müşteri, iş ortağı işlem, müşteri işlem (ticket bilgileri, kargo bilgileri, üyelik bilgileri, sipariş bilgileri, teslimat bilgileri, yorum bilgileri, ödeme bilgileri, banka hesap bilgileri, kart bilgileri, fatura bilgileri, tutar bilgileri) pazarlama (kampanya bilgileri, ürün bilgileri, hediye çek bilgileri) verileriniz, KVKK'nın "Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılması" başlıklı 9. maddesindeki kurallara uyularak ve gerekli teknik ve idari tedbirler alınarak, size sunduğumuz hizmet kalitesini ve hizmet sürekliliğini sağlayabileceğimiz yurt içi alternatiflerimiz olmaması nedeniyle, teknoloji alanındaki bulut hizmetleri altyapısı tedarikçilerimiz olan yurt dışında yerleşik ve sunucuları Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Oracle, AppDirect, Sales Force Veri İşleyenler") tarafından sağlanan / kullanımımıza sunulan programlarımıza ve/veya sistemlerimize; bilgi güvenliği süreçlerinin yürütülmesi, iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi, iş faaliyetlerinin yürütülmesi ve denetimi, mal ve hizmet satış süreçlerinin yürütülmesi, müşteri memnuniyetine yönelik faaliyetlerin yürütülmesi, müşteri ilişkileri yönetimi süreçlerinin yürütülmesi, pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi, saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi, talep ve şikayetlerin takibi amaçlarıyla kaydedilebilecek ve dolayısıyla yurt dışına aktarılabilecektir. Vodafone’un seçtiği bu firmalar uluslararası alanda kabul görmüş standartlara göre veri güvenliği önlemlerini almakta ve Müşterilerine, dolayısıyla Vodafone’a güvenlik düzeyini bu standartlara uygun şekilde sağlamayı taahhüt etmektedirler. Ayrıca, kişisel veriler ile ilgili başta Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) olmak üzere birçok uluslararası mevzuat bu verilerin Veri İşleyenler (yukarıda sayılan alt yapıların sahibi olan şirketler) tarafından Vodafone tarafından talep ve amaçları dışında işlenmemesini yasal olarak güvence altına almaktadır. Veri İşleyenler tarafından sağlanan yazılımların kullanılması nedeniyle yurt dışına aktardığımız kişisel verileriniz yukarıda belirtilen amaçlar dışında yurt dışındaki diğer 3. kişilerle paylaşılmamaktadır.
7/24 ulaşabileceğiniz size özel müşteri danışmanı ve özel DDOS koruması içeren metro ethernet ile şirketinizin en yoğun olduğu saatlerde bile eşit indirme yükleme hızı ile çalışma motivasyonunu koruyun!
Cihazlarınızın arasındaki bağlantıyı data hattı (M2M) Paketleri ile kolayca sağlayın!
Gelin şimdi pazarlamada yeni fırsatlar, bu dönemde neler olabilir? Onlara bakalım. Bahsettiğimiz gibi teknolojik dönüşüm ve gelişmeler, krizler, pandemiler, ekonomik daralmalar hepsi tüketicilerimizin ihtiyaçlarını ve davranışlarını da dönüştürdü. Aslında bir yandan da biz firmalar ve markalar için fırsatlar yarattı. Çünkü burada bir dönüşümden bahsediyoruz, kültürel bir dönüşümden, tüketicilerimizin alışkanlıklarındaki dönüşümden ve ekonomik bir dönüşümden bahsediyoruz. O yüzden her dönüşümün yanında getirdiği fırsatlar da vardır, eğer doğru ve stratejik bir şekilde konumlandırırsak.
Başta bahsettiğimiz pazarlama karması 4P'miz vardı demiştik. Ama bir yandan da pazarlamanın yeni görevinin insan odaklı olması gerektiği ve insanla ilişkisini sürdürebilecek şekilde kurgulanması gerektiğinden bahsetmiştik. O yüzden tam da bu anda aslında pazarlama karmamızın yani 4P'nin 4C'ye dönüştüğünü söyleyebiliriz. Nedir 4C? Aslında pazarlama karmamızın bütün kavramlarının hepsini tek tek insan odaklı bir şekilde yeniden tanımlamamız gerekiyor. Örneğin, ürün stratejimiz değil aslında müşteriye değer katacak ihtiyaç ve isteklerini nasıl karşılayacağımıza dair nasıl bir ürün geliştirebilirim sorusuyla yola çıkmak gerekiyor. İkinci P'de fiyat politikası değil müşterinin maliyetini nasıl kurgulamalıyım sorusuyla yola çıkarak aslında fiyat stratejisi değil müşterinin maliyeti nasıl olacak? Müşterime onu tatmin edecek maliyette nasıl ürün sunabilirim? Diyerek yola çıkıyoruz. Sonra dağıtım stratejimizde de nasıl dağıtacağımızdan çok müşterim nasıl bana nasıl kolay bir şekilde ulaşır, ürünlerime nasıl kolay bir şekilde ulaşır? Sorusuyla yola çıkmak gerekiyor.
Yine bu dönemde internet alışverişlerinde çok fazla yüklenmek zorunda kaldık ve bu sorunun aslında önemini çok iyi bir şekilde anlamış olduk. Çünkü birçok ihtiyacımızı online da ya da e-ticaret sitelerinden karşılıyorduk. Ama bu dünyada fiziksel mağazalarımızdan karşılıyor olsak da, aslında bize ürünü en kolay ve en güvenli şekilde ulaştırabilen ya da ürünüyle en kolay şekilde buluşmamızı sağlayan markalar aslında hepimizin gönlünde yer edinmiştir. Dolayısıyla burada dağıtımda nasıl satın alma kolaylığı sağlanır? Diyerek yola çıkmak gerekiyor.
Ve sonra promosyonda ya da iletişimimizde müşterimizle iletişimimizi her an, her süreçte nasıl dengeli bir şekilde yerleştirebiliriz bunu düşünmemiz gerekiyor, biraz sonra bunu da aktarıyor olacağım.
Bu dönem dedik ki yeni iş modellerine de aslında birer fırsat olarak karşımıza çıkıyor, e-ticaret gibi. Ama herkes e-ticarette bir şeyler yapmaya başladı. Bahsettiğimiz 4C yani insan odaklı bir süreç kurgulayarak e-ticaret yönetimini yapmak önemlidir. Çünkü herkesin online da bir şeyler satmak hatta Instagram'dan bile bir şeyler sattığı bir dünyada yine bütün süreçlerimizi insan odaklı düzenleyerek aslında bizleri diğer herkesten farklılaştıracak şekilde planlayarak yürütmemiz önemlidir ki bu kalabalık rekabet ortamından sıyrılabilelim.
Evet, bu dönemde aslında bunları söylemek çok basit dijital dönüşümden bahsediyoruz ve e-ticaretin yükseldiğinden bahsediyoruz. Sizler de biliyorsunuzdur. Ama aslında dijital dönüşüm ve e-ticaret bu kadar mı? Yani sadece teknoloji entegrasyonundan bahsetmemeliyiz.
Bir web sitesi açıp ürünümüzü web sitesine koymak, web sitesinden satıyor olmak günümüzdeki dijital çağın gerektirdiği e-ticaret yapıyor olduğumuz anlamına gelmemeli. Dijital dönüşümden bahsettiğimiz zaman aslında dediğimiz gibi bütün süreçleri insan odaklı bir şekilde kurgulamamız anlamına gelmeli.
Yani nedir? Sadece teknoloji aldık, kurguladık, bir web sitesi tasarladık değil ya da sosyal medya hesabı açtık ve oradan da reklamlarımızı yapmaya başladık değil. Aslında gerekli olan dönüşüm ve e-ticaret kurgusu, bir kültürel adaptasyon gerektirir. Çalışanlarımızın bütün ekibimizin insan odaklı bir şekilde her süreçte bilmesi gereken bir şey vardır ki, müşteriye her süreçte nasıl bilgi verebilirim ve nasıl insan odaklı bir şekilde organizasyon kültürü yaratabilirim? Organizasyonumuzu da bu kurguya göre yeniden dönüştürmemiz ve şekillendirmemiz gerekir.
Belki daha büyük bir yapıysak, insan kaynaklarından tutun pazarlama departmanımıza, belki servis bölümüne kadar. Değilsek daha küçük ekiplerde olabiliriz yine aynı şekilde kafamızda önce düşünmemiz gereken bütün süreçlerde, önce tüketici düşünerek ve sürekli her süreci nasıl iletişimi sürdürerek yönetmemiz gerektiği?
Baştan sonra tedarik zinciri. Nasıl bunu dijital ve her zaman kontrol edilebilir bir şekilde kurgulayabilirim? Büyük veriyi kullanarak interaktif bir şekilde nasıl iletişim kurabilirim? Tüketici deneyimini nasıl olumlu bir şekilde yaratabilirim? Dolayısıyla en yükselen trend platform iş modelleri, yapılan değerli markalar açıklamasına göre dünyanın en değerli 20 markasının ilk 10'unu zaten platform ekonomisinde iş yapan markalar oluşturuyor. Örneğin, Amazon, Facebook, Airbnb gibi yani e-ticarette iş yapan markalar, ama sadece e-ticareti uyguluyor olmaları başarılarının nedeni değil. Bu bahsettiğimiz müşteri deneyimini ve dijital dönüşümünü her aşamasını tüketici odaklı bir şekilde uyguluyor olmaları.
Bu değişimin bir diğer fırsatı da paylaşım ekonomisidir. Yine Zipcar, Airbnb, Uber gibi markalar aslında paylaşım ekonomisi trendinin en önde gelen ve fırsata dönüştüren markalarıdır. Kesinlikle iş modelimizi paylaşım ekonomisine hizmet edecek şekilde dönüştürmek, gerçekten farklılık yaratabilir ve bu tüketici trendinde avantajlı bir şekilde kullanmamıza olanak verebilir.
Ve sosyal girişimcilik. Dedik ya biz aslında büyük ekiplere de sahip olabiliriz, küçük tek kişilik ekip de olabiliriz, bu bizim başarımızı engellemez çünkü bir diğer yükselen fırsat, iş modeli de sosyal girişimcilik. Baştan bahsetmiştik, aslında insanlar artık dayanışmadan hoşlanmaya başladılar, kolektif bir şekilde bir şeyleri paylaşmaktan hoşlanmaya başladılar. Bunların hepsi ölçülen, analiz edilen tüketici trendleri dolayısıyla biz tek kişilik sosyal girişim olarak da yer alabiliriz ve başarılı bir firma, marka olabiliriz.
Yine tüketici trendlerinde önce değerler, bundan bahsetmiştik. Değerler çok önemli insanlar için, o yüzden de sosyal meselelere ilgi gösteren ve daha iyi bir dünya için sosyal meseleleri de aşmaya çalışan küçük sosyal girişimler başarılı olabilirler. Ve bireysel girişimler illa ki sosyal olmak zorunda değil. Ne demiştik? Yükselen trendler insanların kendi yapması ve yerli üretime de kol kanat germek yükselen bir trend. Dolayısıyla bireysel girişimler de yükselen bir trend ve kesinlikle bir avantaj. Bu dönemde sizlerin parlatacaktır markaları olarak.
Tabii ki bütün bu dijital dönüşümden bahsederken olmazsa olmaz adaptasyon hızı ve esneklik. Her şey hızlıca değişiyor ve yeni modellerin yerini başka yeni modeller alıyor, dolayısıyla çevik bir organizasyon kurmamız lazım, belki 1-2 adımı önceden düşünmemiz gerekiyor, tedarik zincirimizi bu şekilde planlamamız gerekiyor, prosedürlerimizi ve araştırma organizasyonumuzu bu şekilde kurgulamamız gerekiyor ki hızlıca bütün değişimlere ve dönüşümlere ayak uydurabilelim.
Bir önemli farklılaştırma unsuru da müşteri deneyimi tasarımı yapıyor olmak. İster e-ticaret yapın, ister fiziksel mağazanızdan satın, ister Instagram üzerinden satışlarınızı yönetin, müşteri deneyimi tasarımını yapmak zorundayız. Özellikle bu dönemde de gördük aslında online siparişlerimizde, özellikle ürünlerimiz gecikti, ürünlerimiz eksik geldi, ürünlerimiz geldiğinde teslimat koşulları düzgün değildi bazen, ya da geri iade ettiğimizde aslında kargo firmalarına ulaşamadık, geri iade edemedik ya da ettiysek bile paramız yattı mı yatmadı mı diye endişeler ettik. Dolayısıyla bu dönemde bu örnekle yola çıkarak ne iş yaparsak yapalım, ister B2B işletmeler arası satış yapıyor olalım, isterse ürünümüzü direkt tüketiciye satıyor olalım, müşteri deneyimi tasarımını yapmamız lazım. Bu da bir süreç ama çok önemli bir trend ve kesinlikle markamızı diğer herkesten ayıracak önemli bir konu. Çünkü aslında müşteri memnuniyetini sağlayabilecek belki de en önemli konu. Nedir, müşteri deneyimi tasarımında düşünmemiz gereken süreçler? Başta tedarikimi kimden edeceğim? Dolayısıyla herhangi bir ürün sıkıntısına düşmemek için, nasıl alternatif planlar yapabilirim? Nasıl tedarik zincirimi stoksuz kalmayacak şekilde ve kalitemi bozmayacak şekilde kurgularım? Ardından da tüketicinin ürün seçme anında onunla nasıl iletişim kurabilirim? Ürünle ilgili ihtiyaç duyduğu bilgiyi en doğru ve şeffaf şekilde nasıl verebilirim? Eğer yazıyorsak web sitemize "bunları nasıl koyabilirim?" Eğer fiziksel mağazadaysa da çalışanlarımız bu ürünle ilgili bilgiyi tam ve şeffaf bir şekilde nasıl verebilir? Satın alma sırasında daha nasıl kolaylaştırabilirim ve endişeleri nasıl bertaraf edebilirim? Örneğin, finansal bir risk alıyorsa satın aldığı ürünle belki de geri iade garantisi sağlayarak, ama bunu sözel ya da yazılı olarak vererek yani işlerini kolaylaştırarak son satın almayı sağlayabilirim. Ardından teslimat. Nasıl teslimat ve lojistiği nasıl kolay ve insan odaklı yapabilirim? Aslında bakarsanız bir kargo firması götürecekse, sizin ürününüzü yine sizin markadan alışveriş yapılıyor.
Dolayısıyla ürün alışverişi sizin markanızda yapılıyor. Tedarikte bu alışverişe dahil bir nokta dolayısıyla bu tedariki nasıl sağlayabilirim? Eğer ikinci bir parti, örneğin bir kargo şirketiyle çalışıyorsak, o kargo şirketinin bizim müşterimizi memnun edebilecek teslimatı yapabilmesi için sözleşmedeki maddelerimizi nasıl dönüştürebiliriz ve yaptırımlar uygulayabiliriz? Müşterinin kullanım anında belki ona sormak gerekiyor, kullanımdan mutlu olup olmadığını, kullanım anında da ürünümüzün kalitesinden memnun kalmasını sağlayacağımız şekilde ürünümüzü tasarlamalıyız. Belki de tamamlayıcı ürünler, ürünümüzün tamamlayıcı ürünlerini de düşünmemiz gerekiyor ki bu müşteri memnuniyetini tam olarak %100 bir şekilde arttırabilelim.
Ardından ürünün doğasına göre yine bakım, satış sonrası hizmetler. Bir diğer süreç satış sonrası ilişkiler. Satış sonrası ilişkiler ilişki optimizasyonu bizim işimiz dolayısıyla bu süreci de bu ilişkiyi devam ettirecek bir şekilde kurgulamamız gerekiyor. Son safha ise etkileşim. Eğer memnun kaldılarsa bizden bahsetmelerini nasıl sağlayabiliriz? Bu etkileşimi nasıl devam ettirebiliriz? İşte bu süreçleri tek tek düşündüğümüz zaman da çok olumlu geri dönüşler alabileceğimiz bir müşteri deneyimi tasarımı yapabiliriz ve markamızda farklılaşmak yaratabiliriz.
Bütün bu trendleri avantajlı bir şekilde kullanabilmemiz için olmazsa olmaz esneklik ve adaptasyon hızı. Çünkü ne demişler? En güçlü veya zeki olan değil, değişime en çok açık tür hayatta kalır. O yüzden de bu dönemde de gördük değişime gerçekten açık olmamız gerekiyor ve markamızı şirketimizi de çok hızlı dönüşebilmek için adapte olabilecek şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Kültürel yapımız nasıl? Hızlıca karar alabiliyor muyuz? Kararlarımızı hemen değiştirebiliyor ve uygulayabiliyor muyuz? Çevik bir organizasyon gerekiyor bunun için, belki de hiyerarşilere dayanmayan bir organizasyon kurmamız lazım, dolayısıyla herkesin kendi işini gayet iyi bilen uzmanlardan oluşması gerekiyor. Bütün araştırma ve geliştirme operasyonumuzu da hızlı olabilecek şekilde dönüştürmemiz gerekiyor çünkü belki de yepyeni bir ürünle hızlıca girmemiz gerekiyor, hayatta kalabilmek ve rekabet avantajı sağlayabilmek için. En önemlisi ise sosyal bir işletme olmamız gerekiyor, tüketicimizi sürekli dinleyip markalarımızın sürekli konuştuğu ve işletme olarak sürekli müşterimizle ve tedarikçimizle ilişki halinde olduğu 360 derece sosyal bir işletme olmamız gerekiyor ki hızlı ve çevik bir şekilde adapte olabilelim yeniliklere. Bir diğer önemli trend de aslında avantajı dönüştürebileceğimiz özel markalı ürünler. Örneğin, Migros, Bim, Carrefour gibi markalar kendi markasını taşıyan ürünler. Bunlar için illa büyük bir marka olmamız gerekmiyor ya da büyük bir zincir ama dedik ya insanlar bir yandan ihtiyaçlarını gidermek istiyorlar ama bir yandan da ceplerini düşünüyorlar bu dönemde o yüzden özel markalı ürünlerde de gerçekten özel olması gerekiyor.
Belki de çok fazla iletişime ya da reklama para vermeden süslü süslü ambalajlar yapmadan sadece ürünün ne işe yaradığını, insanların hangi ihtiyaçlarını gidermek için yapıldığını? Eğer bir gıda ürünüse örneğin pirinç, bu dönemde çok süslü ambalajlarla maliyeti arttırmak yerine insanların satın alma zorluklarını düşünerek özel markalı ürünlerimizi düşünebiliriz. Dolayısıyla pazarlamanın bazı süslü kurgularını maliyetlerimizden çıkarıp tüketicilerin finansal riskini düşürebilecek özel markalı ürünlerin de büyük fırsat olabileceğini söyleyebiliriz bu dönemde.
Yine bahsetmiştik ulaşılabilir lüks. Bu listede insanlara haz duygusu veren makyaj ürünleri, dekorasyon ürünler, moda ürünleri gibi ürünlerin ulaşılabilir versiyonu. Lüksmüş gibi görünen ürünlerin ulaşılabilir versiyonlarında büyük bir trend ve avantaj sağlayabilir, önemli bir işletme avantajına dönüşebilir.
Ve kategori yönetimi ve ürünlerimizin yeniden tanımlanması, bunları yine bir inovasyon olarak ele alabiliriz. Bazı durumlarda yeni ve inovatif ürünler sürebiliriz piyasaya. Örnek veriyorum son dönemdeki maske ihtiyaçları gibi ya da ihtiyaçlar gibi çok hızlı bir şekilde değişen trendlere ayak uydurabilecek yeni ürünler sunabiliriz. Ama bir yandan da var olan ürünlerimizi yeniden canlandırabiliriz kategori yönetimiyle. Bu da çok yükselen bir trend ve son yıllarda gördüğümüz gibi hızlıca değişen tüketiciler için de çok önemli bir şey. Çünkü insanlar satın alırken aslında olabildiğince az düşünerek ve olabildiğince az risk alarak satın almak isterler. Dolayısıyla onlara ürününüzle ilgili verdiğiniz bilgide satın alma kararı verirken hızlıca karar vermelerini kolaylaştıracak bir iletişim olmalı hem ambalajınız hem iletişiminiz hem de içeriğiniz.
Örneğin vitamini terimiz düşünelim, vitaminleri bir dönem sadece sağlıklı yaşamak ve zinde olmak için alıyor insanlar, bazı dönemlerde ise virüslerden korunmak için ya da virüslerden kurtulmak için alıyorlar. Bir C vitamini üreticisi ve satıcısıysanız bir dönemde kategori yönetimi yaparken bir dönemde ise zinde yaşam için C vitamini satarken hemen virüslerin yoğun olduğu ve virüslerden korunma endişesinin fazla olduğu bir dönemde hızlıca bir kategori yönetimi yaparak aslında ürününüzün fonksiyonel faydasının yerini ya da tanımını değiştirerek ürünü hızlıca tekrardan canlandırabilirsiniz. Virüslerden korunma ihtiyacı olan bir dönemde de C vitamini bağışıklık sistemini arttırdığına dair bir iletişim yaparsanız ve ürünün fonksiyonel faydasını bu şekilde hızlıca dönüştürebilirseniz değişen tüketici beklentisine göre ürününüzü canlandırabilirsiniz. Yine kategori yönetimi de aynı şekilde ürün tanıtımı yanında bazı ürünler örneğin temel gıda olurken bir yandan daha koruyucu bir gıda haline dönüşebiliyor sağlık endişesi olan bir dönemde dolaysıyla fiziksel mağazada kategori yönetimi yaparak ya da online mağazadaysanız da yine kategori yönetimi yaparak ürünlerinizi yeniden canlandırabilirsiniz.