KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ
VFNET Kurumsal Talep WebForm
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, kişisel verileriniz; veri sorumlusu sıfatıyla, Vodafone Net İletişim Hizmetleri A.Ş. (“Vodafone” veya “Şirket”) tarafından internet sayfamızdaki kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu kapsamında açıklanan amaç ve hukuki sebeplerle işlenecektir.
Kişisel veri işlemenin hukuki sebepleri, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde düzenlemektedir. kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu kişisel verileriniz, aşağıda yer alan tabloda belirtilen amaçlarla ve söz konusu amaçlar doğrultusunda dayanılan hukuki sebepler kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Veri İşleme Amaçları | Kişisel Veri İşlemenin Hukuki Sebebi | İşlenen Kişisel Veriler |
- Sizi Arayalım irtibat seçeneği kapsamında; şikayet, talep, öneri ve isteklerinizin alınması ve talebinize ilişkin tarafınızla iletişime geçilmesi. - Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Yönetmeliği m.5/3 uyarınca, tacir/esnaf olmanız nedeniyle mevzuat kapsamında ticari ileti gönderimi ve ürün/hizmet bilgilendirmesi yapılması.
|
Kanun m. 5/2 (f)
İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri işlemenin meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması
|
- İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad, Soyad)
|
- Size uygun ürün, hizmet ve kampanyalarının belirlenebilmesi için kişisel zevk, tercih ve alışkanlıklarınızın belirlenerek pazarlama analiz çalışmalarının yapılması ve bunların tanıtım, reklam ve pazarlamasının yapılması. - |
Kanun m. 5/1
Açık rızanız.
| - İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad-soyad)
- Meslek (Meslek, ünvan, sektör, işveren/ilişkili olunan firma bilgisi)
|
- Olası bir hukuki uyuşmazlık durumunda, haklarımızın korunabilmesi ve kullanılması ile hukuki süreçlerin yürütülmesi. | Kanun m. 5/2 (e)
Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. | |
- Yetkili kurum veya kuruluşların Şirketimizden talepte bulunması ya da bu kurumlara bildirim yapmamızın öngörüldüğü durumlarda, yasal yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi (örneğin, hukuka aykırı işlem şüphesi taşıyan bir işleme dair bir kamu kurumunun talepte bulunması durumunda bilgilerinizin paylaşılması). | Kanun m. 5/2 (ç)
Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için veri işlemenin zorunlu olması. |
Kişisel verileriniz, KVKK ve sair mevzuata uygun olarak; yukarıda yer verilen amaçlar ve hukuki sebepler kapsamında üçüncü taraflara aktarılmaktadır. Kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü taraflar ve aktarım amaçları aşağıda belirtilmektedir.
Kişisel verilerinizi, tarafınızla iletişime geçilmesine ilişkin taleplerinizin alındığı internet sayfamız vodafone.com.tr aracılığı ile; otomatik ve kısmen otomatik yöntemler ile toplamaktayız.
KVKK’nın 11. maddesi ilgili kişi olarak haklarınızı düzenlemektedir. İşlenen kişisel verilerinizle ilgili olarak, Vodafone’a başvurup;
Kanun kapsamındaki taleplerinizi ve kişisel verilerinizle ilgili her türlü sorunuzu, bu bağlantıdaki KVKK İlgili Kişi Talep Formu’nu doldurarak veya Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’e (Tebliğ) uygun şekilde hazırlamış olduğunuz bir dilekçe ile; Maslak Mah. Büyükdere Cad. No:251 Vodafone Plaza Maslak Sarıyer / İstanbul adresine (Noter kanalı, taahhütlü posta vb. yollarla) gönderebilir ya da ilgili formu VodafoneNet@hs03.kep.tr adresine elektronik imzalı olarak iletebilir, başvuru yapılan şirkete daha önce bildirilmek ve teyit edilerek ilgili şirket sistemlerine kayıt edilmiş olmak koşuluyla e-posta adresinizden kisiselverilerinkorunmasi@vodafone.com adresine iletebilir veya Tebliğ’de belirtilen diğer yöntemler aracılığıyla başvurabilirsiniz.
KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ
VTAŞ Kurumsal Talep WebForm
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, kişisel verileriniz; veri sorumlusu sıfatıyla, hizmet aldığınız Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (“Vodafone” veya “Şirket”) tarafından internet sayfamızdaki kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu kapsamında açıklanan amaç ve hukuki sebeplerle işlenecektir.
Kişisel veri işlemenin hukuki sebepleri, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde düzenlemektedir. kurumsal ürün ve hizmet talep irtibat formu elde edilen kişisel verileriniz, aşağıda yer alan tabloda belirtilen amaçlarla ve söz konusu amaçlar doğrultusunda dayanılan hukuki sebepler kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Veri İşleme Amaçları | Kişisel Veri İşlemenin Hukuki Sebebi | İşlenen Kişisel Veriler |
- Sizi Arayalım irtibat seçeneği kapsamında; şikayet, talep, öneri ve isteklerinizin alınması ve talebinize ilişkin tarafınızla iletişime geçilmesi. - Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Yönetmeliği m.5/3 uyarınca, tacir/esnaf olmanız nedeniyle mevzuat kapsamında ticari ileti gönderimi ve ürün/hizmet bilgilendirmesi yapılması.
|
Kanun m. 5/2 (f)
İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri işlemenin meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması
|
- İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad, Soyad)
|
- Size uygun ürün, hizmet ve kampanyalarının belirlenebilmesi için kişisel zevk, tercih ve alışkanlıklarınızın belirlenerek pazarlama analiz çalışmalarının yapılması ve bunların tanıtım, reklam ve pazarlamasının yapılması.
|
Kanun m. 5/1
Açık rızanız.
| - İletişim (Telefon numarası, elektronik posta adresi)
- Kimlik (Ad-soyad)
- Meslek (Meslek, ünvan, sektör, işveren/ilişkili olunan firma bilgisi)
|
- Olası bir hukuki uyuşmazlık durumunda, haklarımızın korunabilmesi ve kullanılması ile hukuki süreçlerin yürütülmesi. | Kanun m. 5/2 (e)
Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. | |
- Yetkili kurum veya kuruluşların Şirketimizden talepte bulunması ya da bu kurumlara bildirim yapmamızın öngörüldüğü durumlarda, yasal yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi (örneğin, hukuka aykırı işlem şüphesi taşıyan bir işleme dair bir kamu kurumunun talepte bulunması durumunda bilgilerinizin paylaşılması). | Kanun m. 5/2 (ç)
Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için veri işlemenin zorunlu olması. |
Kişisel verileriniz, KVKK ve sair mevzuata uygun olarak; yukarıda yer verilen amaçlar ve hukuki sebepler kapsamında üçüncü taraflara aktarılmaktadır. Kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü taraflar ve aktarım amaçları aşağıda belirtilmektedir.
Kişisel verilerinizi, tarafınızla iletişime geçilmesine ilişkin taleplerinizin alındığı internet sayfamız vodafone.com.tr aracılığı ile; otomatik ve kısmen otomatik yöntemler ile toplamaktayız.
KVKK’nın 11. maddesi ilgili kişi olarak haklarınızı düzenlemektedir. İşlenen kişisel verilerinizle ilgili olarak, Vodafone’a başvurup;
Kanun kapsamındaki taleplerinizi ve kişisel verilerinizle ilgili her türlü sorunuzu, bu bağlantıdaki KVKK İlgili Kişi Talep Formu’nu doldurarak veya Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’e (Tebliğ) uygun şekilde hazırlamış olduğunuz bir dilekçe ile; Maslak Mah. Büyükdere Cad. No:251 Vodafone Plaza Maslak Sarıyer / İstanbul adresine (Noter kanalı, taahhütlü posta vb. yollarla) gönderebilir ya da ilgili formu vodafone@hs03.kep.tr adresine elektronik imzalı olarak iletebilir, başvuru yapılan şirkete daha önce bildirilmek ve teyit edilerek ilgili şirket sistemlerine kayıt edilmiş olmak koşuluyla e-posta adresinizden kisiselverilerinkorunmasi@vodafone.com adresine iletebilir veya Tebliğ’de belirtilen diğer yöntemler aracılığıyla başvurabilirsiniz.
Rıza göstermeniz halinde; kimlik (ad, soyad) iletişim (e-posta adresi, cep telefonu numarası), özlük, hukuki işlem, mesleki deneyim, meslek bilgisi, görsel ve işitsel kayıtlar, müşteri, iş ortağı işlem, müşteri işlem (ticket bilgileri, kargo bilgileri, üyelik bilgileri, sipariş bilgileri, teslimat bilgileri, yorum bilgileri, ödeme bilgileri, banka hesap bilgileri, kart bilgileri, fatura bilgileri, tutar bilgileri) pazarlama (kampanya bilgileri, ürün bilgileri, hediye çek bilgileri) verileriniz, KVKK'nın "Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılması" başlıklı 9. maddesindeki kurallara uyularak ve gerekli teknik ve idari tedbirler alınarak, size sunduğumuz hizmet kalitesini ve hizmet sürekliliğini sağlayabileceğimiz yurt içi alternatiflerimiz olmaması nedeniyle, teknoloji alanındaki bulut hizmetleri altyapısı tedarikçilerimiz olan yurt dışında yerleşik ve sunucuları Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Oracle, AppDirect, Sales Force Veri İşleyenler") tarafından sağlanan / kullanımımıza sunulan programlarımıza ve/veya sistemlerimize; bilgi güvenliği süreçlerinin yürütülmesi, iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi, iş faaliyetlerinin yürütülmesi ve denetimi, mal ve hizmet satış süreçlerinin yürütülmesi, müşteri memnuniyetine yönelik faaliyetlerin yürütülmesi, müşteri ilişkileri yönetimi süreçlerinin yürütülmesi, pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi, saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi, talep ve şikayetlerin takibi amaçlarıyla kaydedilebilecek ve dolayısıyla yurt dışına aktarılabilecektir. Vodafone’un seçtiği bu firmalar uluslararası alanda kabul görmüş standartlara göre veri güvenliği önlemlerini almakta ve Müşterilerine, dolayısıyla Vodafone’a güvenlik düzeyini bu standartlara uygun şekilde sağlamayı taahhüt etmektedirler. Ayrıca, kişisel veriler ile ilgili başta Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) olmak üzere birçok uluslararası mevzuat bu verilerin Veri İşleyenler (yukarıda sayılan alt yapıların sahibi olan şirketler) tarafından Vodafone tarafından talep ve amaçları dışında işlenmemesini yasal olarak güvence altına almaktadır. Veri İşleyenler tarafından sağlanan yazılımların kullanılması nedeniyle yurt dışına aktardığımız kişisel verileriniz yukarıda belirtilen amaçlar dışında yurt dışındaki diğer 3. kişilerle paylaşılmamaktadır.

Birleşik siber güvenlik alanında uzman WatchGuard’ın araştırmacıları 2026 yılında geniş dil modelleri, yapay zeka tabanlı sesli sohbet robotları, modern sanal gerçeklik/karma gerçeklik gözlükleri ve daha fazlasını içeren önemli siber saldırılar olacağını öngörüyor.
Gelişen teknolojiler daha da fazla siber güvenlik açıklarına yol açıyor. Karanlık ağda ya da saldırganların zihinlerinde oluşan siber güvenlik tehditleri de yeni teknolojilerin yardımıyla giderek çeşitleniyor. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı, 2026 yılında siber saldırganların savunmaları aşmak ve özel verilere erişmek için yapay zekadan, en sevilen teknolojik cihazlardan ve daha fazlasından yararlanarak yol açabileceği ciddi tehditlere ilişkin 6 önemli siber güvenlik öngörüsünde bulunuyor.
Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi (AI/ML), bir bilgisayarın sizinle çok ikna edici bir konuşma yapmasına ve hemen hemen her soruyu (her zaman doğru olmasa da) yanıtlamasına olanak tanıyor. Tüm dünyada popülerleşen bu eğlenceli dış yüzeyin altında ise aslında bir risk var. Kişilerin veya şirketlerin güvenliğini etkileme yeteneği ya da niyeti olan kişi veya kuruluşlar olarak tanımlanan tehdit aktörlerinin, özünde iyi bir amaca hizmet etmeyi hedefleyen yeni teknolojileri kendi çıkarları doğrultusunda veya sırf eğlencesine kullanma tehlikesi bulunuyor.
Örneğin, bir makale hazırlamaya yardımcı olabilecek aynı geniş dil modelleri, suçluların son derece ikna edici bir sosyal mühendislik e-postası yazmasına da yardımcı olabiliyor. Geniş dil modellerinin yaratıcıları bunların kötü amaçlarla kullanılmasını engelleyecek önlemler eklemeye çalışsa da kötü niyetin sonu gelmiyor. Alınan önlemleri aşmaya ve geniş dil modellerini kötü niyetli sonuçlara hizmet edebilecek hale getirmeye yönelik çabalar kesintisiz devam ediyor.
Giderek daha fazla kuruluşun operasyonel verimliliklerini artırmak için geniş dil modellerinden yararlanmaya çalıştığı düşünüldüğünde, sorunun potansiyel ölçeği korkutucu hale geliyor. Şirkete ya da kişiye özel verilere bağlı işler için genele açık geniş dil modellerinden yararlanmak, verilerin güvenliğini riske sokuyor. Bu geniş dil modellerinin birçoğu girilen verileri eğitim amacıyla sakladığı için geniş dil modeli sağlayıcısına verilerin saklanması ve korunması konusunda güvenebilmek önem taşıyor. Bu ham verileri açığa çıkarabilecek geleneksel ihlaller de hala mümkün olabileceği gibi, tehdit aktörleri eğitim verilerini açığa çıkarmak için modelin kendisini de hedef alabiliyor.
2026 yılında ister suçlu bir saldırgan ister araştırmacı olsun, akıllı bir “hızlı mühendisin” kodu kırabileceği ve bir geniş dil modelinin özel verileri sızdırmak üzere manipüle edilebileceği tahmin ediliyor.
Son yılın tahminlerine göre, tüm dünyada çalışan açığı bulunan 3,4 milyon siber güvenlik işi var ve bu rakam 2023'te önemli bir artış gösterdi. Gartner, siber güvenlik liderlerinin yaklaşık %50'sinin oldukça yoğun bir mesai ve enerji harcadıkları ve kendilerini tükenmiş hissetmeleri nedeniyle iş değiştireceğini ve bunun da "büyük bir siber güvenlik istifası" akımına katkıda bulunacağını öngörüyor. Bu kadar çok açık siber güvenlik pozisyonu varken, küçük ve orta ölçekli şirketlerin kendilerini korumaları da zorlaşıyor.
Bu soruna bulunan çözüm, yönetilen hizmet (managed services) ve güvenlik hizmeti sağlayıcıları (MSP/MSSP'ler) oluyor. MSP'lerin, bunu destekleyecek ekip ve altyapıyı kurabilmesi durumunda, yönetilen tespit ve müdahale (managed detection and response-MDR) ve güvenlik operasyon merkezi (security operations center-SOC) hizmetlerinde önemli bir büyüme kaydedebilecekleri düşünülüyor.
Hem zorlu ekonomi hem de siber güvenlik uzmanı bulma zorluğu nedeniyle güvenliği dışarıdan temin etmek isteyen şirket sayısının iki katına çıkması bekleniyor. MSP'ler/MSSP'lerin, yönetilen güvenlik hizmetlerine yönelik bu talep artışını desteklemek için, operasyon maliyetlerini düşürüp siber güvenlik teknisyeni rollerini doldurmakta yaşayabilecekleri zorlukları dengelemek amacıyla, yoğun otomasyona (AI/ML) sahip birleşik güvenlik platformlarına yönelecekleri tahmin ediliyor.
AI/ML risklerinin 2026 yılında saldırıların sadece bir kısmını oluşturacağı düşünülse de tehdit aktörlerinin yapay zeka saldırı araçlarını gerçekten denemeye ve bunları yeraltı dünyasında satmaya başlaması bekleniyor. 2026'te karanlık ağda (dark web) hedefli oltalama (spear phishing) araçları ya da bu araçların bir kombinasyonuna yönelik artan taleplerde bir patlama yaşanacağı öngörülüyor. Hedefli oltalama, saldırganların ağları ihlal etmek için sahip olduğu en etkili araçlardan birini oluşturuyor. Bununla birlikte, geleneksel olarak kurbanları araştırmak ve hedeflemek için en fazla manuel çalışmayı gerektiren yöntem olduğu biliniyor.
Yeraltı dünyasında istenmeyen e-posta göndermek, doğru komutlarla donatıldığında otomatik olarak ikna edici, hedefe yönelik metinler oluşturmak ve belirli bir hedefin bilgileri ve bağlantıları için İnternet ve sosyal medyayı taramak için genele açık araçlar zaten bulunuyor, ancak bu araçların çoğu hala manuel çalışmaya ihtiyaç duyuyor ve saldırganların her seferinde sadece bir kullanıcıyı veya grubu hedef almasını gerektiriyor.
Ancak bunlar gibi iyi biçimlendirilmiş prosedürel görevlerin AI/ML aracılığıyla otomatikleştirilmesi son derece kolaylaşıyor. 2026 yılı boyunca, hedefli oltalama ile kimlik avına yardımcı olacak en az bir AI/ML tabanlı aracın yeraltı dünyasında satışa çıkması bekleniyor.
Sesli oltalama (vishing) 2021'in ilk çeyreği ile 2022'nin ilk çeyreği arasında bir önceki yıla göre %550'nin üzerinde bir artış gösterdi. Vishing, bir dolandırıcının insanları saygın bir şirket veya kuruluş, hatta bir iş arkadaşı (veya birinin patronu) gibi davranarak araması ve kendi adına hediye kartları veya kripto para satın almak gibi para kazanabilecekleri bir şey yapmasını sağlamaya çalışması olarak tanımlanıyor.
Bu saldırı türünün önündeki en büyük engel ise bu yöntemin insan gücüne dayanması oluyor. VoIP ve otomasyon teknolojisi binlerce numarayı toplu olarak aramayı ve mesaj bırakmayı veya cevap verecek kadar şanssız kurbanları yönlendirmeyi kolaylaştırsa da, aramaya cevap vermeleri için bir kez ikna edildiklerinde, bir insan dolandırıcının bu kişileri oltaya getirmek için aramayı devralması gerekiyor.
Bu vishing çetelerinin çoğu sonunda, destek çağrı merkezlerine oldukça benzeyen, birçok çalışanın kurbanların parasını sosyal mühendislikle almak için takip ettikleri yeni günlük senaryoları olan büyük çağrı merkezleri haline geliyor. İnsan sermayesine olan bu bağımlılık, vishing operasyonlarının ölçeğini sınırlıyor.
İkna edici deepfake sesin ve şüphelenmeyen kurbanlarla gerçek bir konuşma yapabilen geniş dil modellerinin (LLM'ler) birleşiminin, 2026 yılında vishing aramalarının ölçeğini ve hacmini büyük ölçüde artıracağı ve hatta bunların bir insan tehdit aktörünün katılımına bile ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebileceği tahmin ediliyor.
Nihayet kitlelerin ilgisini çekmeye başlayan sanal gerçeklik ve karma gerçeklik (VR/MR) gözlükleri saldırganlara çalabilecekleri, para kazanabilecekleri ve silah olarak kullanabilecekleri bir sürü yeni ve kişisel bilgi de sunuyor. Bu bilgiler arasında evinizin veya oyun alanınızın gerçek düzeni de bulunuyor.
Sanal ortamdaki varlığınızı düzgün bir şekilde takip edebilmek için bu gözlüklerin sizi gerçek alanda takip etmesi gerekiyor. Bunu, içinde bulunduğunuz odanın ya da alanın birçok perspektifini elde eden çeşitli kameralar ve sensörlerle yapıyorlar. Sadece 2D kameralar kullansalar bile, çoklu kamera açılarını fotogrametri ile birleştirmek, bu verilere erişimi olan birinin bulunduğunuz odanın düzenini elde etmesini sağlayabiliyor.
Yakın bir zamanda, zaten popüler olan Quest 3 gözlüğe bir derinlik sensörü eklendi, bu da sadece gerçek hayattaki ortamınızın değil, aynı zamanda bu ortamdaki mobilya ve nesnelerin de daha ayrıntılı bir yerleşimini otomatik olarak çıkarmayı sağladı.
Ayrıca bu gözlüklere "passthrough" ve karma gerçeklik özelliklerinin de eklenmesi sonucunda gözlük takılıyken tüm evde dolaşıp, bu sırada derinlik sensörünü kullanarak gidilen her yerde çevrenin düzenini 3D olarak haritalandırmak mümkün oldu.
Bu gözlüklerin yaratıcılarının “henüz” bu verileri kendi amaçları için depolamayı düşünmediği tahmin ediliyor. Ayrıca kötü niyetli aktörlerin veya yazılımların erişimini engellemek için güvenlik önlemleri de tasarlamaya çalışıyorlar. Ancak halihazırda orada bulunan veriye erişim için buna meyilli olanlar her zaman bir yol bulabiliyor. 2026 yılında araştırmacıların ya da kötü niyetli bilgisayar korsanlarının VR/MR gözlüklerinden bazı sensör verilerini toplayarak kullanıcıların oynadıkları ortamı yeniden yaratmak için bir teknik bulacağı tahmin ediliyor.
Cep telefonu gibi bir cihazla bir bağlantıyı takip etmek için kolay bir yol sağlayan QR kodları onlarca yıldır kullanılıyor olsa da son yıllarda popülerlikleri giderek arttı ve kullanımlarında patlama gözlendi. Beş yıl önce Amerika’daki çoğu kişi QR kodunun ne olduğunu bilmezken, şimdi neredeyse herkes kullanıyor. En azından, pandemi boyunca ve pandemiden bu yana sıklıkla görüldüğü gibi bir restoran menüsüne bakmak için ihtiyaç duyuluyor.
Ne yazık ki, QR kodlarının sağladığı kolaylık, insanların siber güvenlik uzmanlarının asla yapmamaları gerektiğini söylediği bir şeyi düşünmeden yapmalarına; yani nereye gittiklerini bilmeden rastgele bağlantılara tıklamalarına yol açıyor. Kötü güvenlik uygulamalarına yol açan QR kodları, tipik bir URL veya köprünün tıklanmasının güvenli olup olmadığını doğrulamak için birçok kişinin kullanacağı bazı tekniklerin es geçilmesine neden oluyor.
Kolayca erişilebildikleri ve kamuya açık alanlarda giderek daha fazla görüldükleri için, bu kodların saldırganlar tarafından değiştirilmesi de çok kolay oluyor. Örneğin yerel bir kafenin menüsü yerine kötü niyetli bir siteye yönlendiren, orijinal QR kod etiketinin üzerine yapıştırılmış sahte bir etiket bunu kolaylıkla sağlayabiliyor.
Bu nedenle, bir bağlantıyı takip etmek gerektiğinden emin olunmadığında, yalnızca meraktan bir QR kodunu takip etmemek gerekiyor. Daha da önemlisi, QR kodunun sağladığı hedefe gerçekten ulaşmak gerekiyorsa, öncelikle bağlantıyı ziyaret etmeden önce istenen yere doğru şekilde yönlendirdiğinden emin olmak için tam alan adını ve URL'yi dikkatlice kontrol etmek gerekiyor. Metin bağlantılarının bu grafiklere dönüştürülmesi son derece hızlı ve rahat olsa da ne yazık ki insanların ziyaret etmeden önce etki alanını ve tam URL'yi doğrulamasını zorlaştırıyor. Tüm bunlar, QR kodlarının saldırganlar için oldukça tehlikeli ve harika gizleme araçları olmasına yol açıyor.
Bu bariz risklere rağmen, QR kodlarının sıradan bir insanın görmezden gelemeyeceği kadar kullanışlı ve elverişli olduğu bir gerçek. Eğer bir şey gerçekten iyiyse, insanların potansiyel sorunlara rağmen bunu kullanmaları kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle, büyük haber değeri taşıyacak bir ihlalin ya da korsanlığın, bir çalışanının yalnızca QR kodunu takip ederek yanlışlıkla kötü niyetli bir hedefi ziyaret etmesiyle başlayabileceği öngörülüyor.
Kullandığı ürünler
