Gelecekteki İş Gücü Stratejileri

Geleceğin İş Gücü Stratejileri İçin Şirketlere Tavsiyeler

Dördüncü Sanayi Devrimi, teknoloji ve sanayi konuşuluyorsa eğer daima bir numaralı gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun gerçekleştirdiği araştırma ise bu devrimle birlikte iş gücü stratejilerinin nasıl değişeceğine, bu alanda özellikle İK fonksiyonunun üzerine deşecek görevlere dair bir öngörü sunuyor.

Öngörülen İş Gücü Stratejileri

Beklenen iş modeli değişimlerinden kaynaklanan yetenek ve beceri zorluklarını karşılamak için şirketler, bir dizi yenilikçi iş gücü stratejisi izlemeyi düşünüyor. Şirketlerin %65’i mevcut çalışanlara yeni yetenek kazanımları için yatırım yapacağını söylerken, %39’u mobilite ve iş rotasyonunu destekleyeceğini dile getiriyor. Eğitim enstütileri ile iş birliği yapmak isteyenlerin oranı %25 iken, kadın yeteneği hedefleyenler %25, yabancı yeteneği çekmeyi hedefleyenler %22 oranında. Şirketler aynı zamanda çıraklık imkânı sağlayacağını, farklı sektörlerdeki şirketlerle ve aynı sektördeki diğer şirketlerle iş birliği yapacağını dile getiriyor.

Öngörülen bu iş gücü stratejilerinin gerçekleşmesi için ise yapılması gerekenler var. Örneğin değişim sürecinde en önemli adımlardan biri mevcut insan kaynağının, yani yeteneğin geliştirilmesi. Dünya Ekonomik Forumu’na göre şirketlerin bu stratejileri gerçekleştirmesi için kısa vadede şu 4 konuya odaklanması gerekiyor.

İK’DA HEMEN ODAKLANILMASI GEREKENLER

1- İK Fonksiyonuna Yeniden Şekil Vermek

Değişimi yönetmek, özellikle de iş gücünü doğru yönetmek için ilk adım İnsan Kaynakları’nda atılmalı. En stratejik departmanlardan biri olan İK yetenek eğilimleri ve beceri boşluklarını doğru saptamak için her türlü analitik aracı kullanabilmeli. Bu sayede de organizasyonların doğru zamanda doğru adımı atmasına destek olacak çalışanlarla buluşmasını, kaynaşmasını sağlamalı.

2- Veri Analizinden Yararlanmak

İşletmeler iş gücü planlamasında yeni bir yaklaşım inşa etmek zorunda. Bu noktada geleceğin dünyasında şekillenecek iş kategorilerinin erken haritalanması, iş gücü stratejilerinin belirlenmesi adına da büyük önem taşıyor. Bu sayede İK da, ihtiyaç duyulacak becerilerin tahmininde stratejik değer katma ile talep ve arzdaki değişiklikleri planlama fırsatı bulabilecek.

3- Yetenek Çeşitliliğini Özümsemek

Yapılan çalışmalar iş gücü çeşitliliğinin ticari faydaları olduğunu da ortaya koyuyor. Şirketlerin ise rekabetin önde olduğu böylesi bir dönemde önemli roller için kriterlerini daha zorlaştırması bekleniyor. Özellikle iş ilanlarında ve işe alma süreçlerinde bilinçsiz önyargıları tanımlayarak ve ortadan kaldırarak iş gücünde eşitlilik sağlanacağı gibi, işletmelerin ticari anlamda kayıp yaşamalarının da önüne geçilebilir.

4- Esnek Çalışma Düzenlemeleri ve Çevrimiçi Yetenek Platformlarından Yararlanmak

Fiziksel ve örgütsel sınırlar gittikçe bulanıklaşıyor. Sadece aynı çatı altında değil, işletme dışında serbest çalışanları yönetmek konusunda çevik hale gelmek zorunluluk haline geliyor.

İşletmeler bağımsız profesyonellerle daha fazla bağlantı kurup işbirliği yaptıkça bu alanda da değişimlerin yaşanması kaçınılmaz. Kim bilir belki yakın gelecekte "dijital serbest çalışan sendikaları" gibi modern dernek biçimleri ortaya çıkabilir.

Günümüzde şirketlerin başarılı yönetilmesinde karşılaşılan en önemli engellerin başında değişimin gerekliliğinin anlaşılamaması geliyor (%51). Dolayısıyla geleceğe hazırlanmak isteyen tüm şirketlerin önce değişimin kaçınılmaz olduğunu anlaması gerekiyor.