Radyofrekans alanları, bir çeşit düşük enerjili elektromanyetik (EM) alandır. Yani enerji, dalgalar şeklinde uzaya yayılır. EM alanları, her an her yerdedir. Bu alanlar doğal olarak oluşmakla birlikte yapay bir kaynaktan çıkarlar.
EM alanları, her elektrik akımı esnasında ortaya çıkar. Örneğin yıldırım doğal bir EM alanı yaratır. Vücudun sinir sisteminde de EM alanı oluşması gözlenebilir. Güneşten gelen ışık bir çeşit EM alanıdır. Buzdolabı, saç kurutma makinesi ve bilgisayar gibi gün hayatta kullandığınız elektrikli aletleri fişe taktığınız her an EM alanı oluşturmuş olursunuz.
Çoğu elektrikli alet sadece EM alanı oluşturmakla kalmaz. Bunların çalışıyor olması içinde EM alanına ihtiyaçları vardır. Televizyon, radyo, telsiz telefon, uzaktan kumanda, bebek monitörü ve acil durumlarda kullanılan iletişim sistemlerinin hepsi EM alanlarını kullanır. Bilgisayar ağlarında giderek yaygınlaşan WiFi gibi kablosuz teknolojiler de EM alanlarını kullanarak internete ve daha pek çok elektronik alete bağlanırlar.
Farklı frekanslarda çalışan birçok EM alanı çeşidi bulunmaktadır. Frekans, dalgaboyu ile – yani iki dalga arasındaki uzaklıkla - ilgili bir konudur. İki dalga birbirine ne kadar yakınsa frekansın şiddeti de o kadar yüksek olur.
Aşırı yüksek frekanstaki bazı EM dalgaları o kadar büyük enerji taşırlar ki moleküllerin değişmesine bile sebep olabilirler. Örneğin, hastalıkların teşhisinde ve radyoterapide kullanılan röntgen ışını bu türden bir enerji ihtiva eder. Bunlar iyonize alanlar olarak da bilinirler. Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının kullandığı daha düşük frekanstaki EM dalgaları, molekül değişimine yol açacak boyutta enerji ihtiva etmezler. Bunlar da iyonize olmayan alanlar olarak bilinirler. EM alanlarının hepsi bu iki kategoriden birine aittir.