Cep Telefonları Baz İstasyonları Ve Saglık

Yükleniyor

Radyofrekans (RF) alanlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla binlerce çalışma yürütülmüştür. Hiçbirinde gerek cep telefonları gerekse baz istasyonlarından kaynaklanan RF dalgalarının insan sağlığını tehdit ettiğine dair ikna edici bir kanıt bulunamamıştır. Buna rağmen hala bilimsel açıdan doldurulması gereken bazı boşluklar söz konusudur.

İnsanların RF alanlarına maruz kalması yeni bir olgu değildir. Ancak, geçtiğimiz 60 yıl içinde bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, hepimizin günlük hayatta bu türden yapay alanlara maruz kalmasına neden olmuştur - evde, iş yerinde ve başka yerlerde. İnsan vücudu, cep telefonu ve baz istasyonları gibi bazı elektrikli aletlerden kaynaklanan RF alanlarının sadece çok küçük bir yüzdesini absorbe etmektedir. Emilen bu enerji ısıya dönüşür. Ama vücudumuzdaki bazı biyolojik süreçler sayesinde bu ısı artışı hissedilebilir boyutlara taşınmadan dindirilir. Bazı bilim insanları, cep telefonu ve baz istasyonlarından yayılan enerjinin insan sağlığı üzerinde etkili olabileceğini öne sürmüşlerdir. Bu durum çoğu kez medyaya taşınmış ve cep telefonlarının güvenli olup olmadığı konusunda pek çok yazı yazılmıştır.

Cep telefonlarından ve baz istasyonlarından kaynaklanan RF alanları ile ilgili maruz kalma seviyeleri hakkında bazı uluslararası kılavuzlar hazırlanmıştır. Bizim cep telefonlarımızın ve baz istasyonlarımızın hepsi bu kılavuzlarla uyumludur. Dünya Sağlık Örgütü, 1996 yılında başlattığı Uluslararası EMF Projesi ile dünyada cep telefonları, baz istasyonları ve sağlık alanında yürütülen araştırmaları kayıt altına almış ve bu araştırmalara yönelik ihtiyaçları önceliklendirmiştir. 2006 yılında ise araştırma kapsamında dahil edilecek yeni alanlar belirlenmiştir. Bu alanlar aşağıdaki gibidir:

  • Düşük seviyeli RF alanlarına uzun süre (10 yıldan uzun) maruz kalma durumu
  • Cep telefonlarının çocuk sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri
  • Dozimetri (radyoaktif maddelerin dozunun ölçülmesi) veya RF dalgalarının absorbe edilme miktarının hesaplanması.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı ile ortak yürütülen bir çalışmada (INTERPHONE) baş ve boyun kısmında tümör bulunan ve bulunmayan kişilerin cep telefonu kullanımları araştırılmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular henüz tam olarak yayınlanmamış olsa da şu ana kadar rapor edilen sonuçlar cep telefonu kullanımı ile tümör oluşumu arasında herhangi bir bağlantı ortaya koymamıştır. INTERPHONE'da görev alan araştırmacılar, 10 yıl veya daha uzun süreli telefon kullanımından kaynaklanan risklerin henüz tam olarak tespit edilmemiş olduğuna dikkat çekmektedir. Uzmanların bu konuyla ilgili yaptıkları açıklamalar için buraya tıklayın.

Bizim görüşümüz


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), cep telefonu kullanımıyla ilgili olarak tavsiye niteliğinde bazı kararlar yayınlamıştır. Buna göre, cep telefonlarından kaynaklanan düşük seviyeli radyofrekans (RF) alanlarının insan sağlığına zararlı olduğuna dair herhangi bir bilimsel veriye ulaşılamamıştır. Yine de bu alanda doldurulması gereken bazı boşluklar söz konusudur. Bu bilimsel bilgi boşluğunu doldurmak için ise daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. DSÖ'nün açıklamaları ve önerileri ile ilgili bilgi için buraya tıklayın.

Uluslararası İyonize Olmayan Radyasyonlardan Korunma Komisyonu (ICNIRP), cep telefonları ve baz istasyonları gibi cihazlardan kaynaklanan RF alanlarına maruz kalma seviyeleriyle ilgili kılavuz kitaplar yayınlamıştır. Bu kılavuzlarda maruz kalınan seviyeyle ilgili belirli bir güvenlik sınırı tespit edilmiştir. Maruz kalınan seviye, Özel Absorbsiyon Oranı (SAR) ile ölçülür. Özel Absorbsiyon Oranı, insan vücudunun absorbe ettiği RF enerji miktarıdır.

Sattığımız bütün cep telefonları bu kılavuzlarla uyumludur. Zaten telefon üreticilerine sattığımız telefonların kılavuzlarla uyumlu olup olmadığını kontrol ettiriyoruz. Yeni cep telefonları satın alınırken en yüksek SAR değerleri verilir. Bununla birlikte, telefon kullanıldığı esnada maruz kalınan SAR seviyesini hesaplamak oldukça karmaşık bir iştir. SAR seviyesi düşük bir cep telefonu almak daha az RF dalgasına maruz kalacağınız anlamına gelmez.

Cep telefonlarından kaynaklanan RF dalgalarına maruz kalma seviyesini etkileyen pek çok faktör vardır. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:
  • Kullanıcı ile cep telefonu arasındaki mesafe
  • Baz istasyonuna olan uzaklık
  • Cep telefonu ile baz istasyonu arasındaki alanın özellikleri
  • Kullanılan hizmet.
Cep telefonları, baz istasyonu ile bağlantı kurarken asgari şiddette bir RF alanına ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle de baz istasyonundan gelen sinyaller otomatik olarak zayıf olacak şekilde ayarlanır. Baz istasyonundan gelen sinyaller ne kadar kaliteliyse, cep telefonundan kaynaklanan RF alan şiddeti de o kadar düşük olacaktır.

Cep telefonundan kaynaklanan ışımanın ölçülmesi Maruz kalma seviyesini nasıl azaltabiliriz 3G donanımlı cep telefonları

Baz istasyonları ve sağlık


Baz istasyonları neden gereklidir? Cep telefonları baz istasyonu olmadan çalışmaz. Kullanmakta olduğumuz kapsamlı baz istasyonu ağı sayesinde kapsama alanımızı iyileştirmeye devam ediyor ve görüntülü arama, internet ve mobil TV gibi yeni hizmetleri abonelerimizin kullanımına sunabiliyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) baz istasyonları ve kablosuz teknolojiler hakkındaki verilerine göre; "baz istasyonlarından ve kablosuz ağlardan gelen zayıf RF (radyofrekans) sinyallerinin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dair herhangi bir bilimsel kanıta ulaşılamamıştır". DSÖ'nün araştırma gündemine bakıldığında baz istasyonlarından kaynaklanan RF sinyallerinin incelenmesine dair başka çalışmalar öngörülmediği gibi bunun gerekli olduğu da düşünülmemektedir.

Buna rağmen kullanıcıların taşıdığı endişeleri anlayışla karşılıyor ve onları anladığımızı göstermek amacıyla konumlandıracağımız baz istasyonları için site seçerken orada yaşayan halkın görüşlerine de başvuruyoruz. Örneğin, özellikle de çocukların yoğun vakit geçirdiği okul ve benzeri kamu binalarına yakın yerlerde konumlandırılan baz istasyonları insanlar arasında endişeye sebep olmaktadır.

Baz istasyonlarından kaynaklanan RF dalgalarına maruz kalma seviyesi oldukça düşüktür. Tek bir baz istasyonun güç kapasitesi, kapsadığı alana göre farklılık gösterir. Ancak bu kapasite normalde 10 ile 150 watt arasındadır. Cep telefonlarının yoğun olarak kullanıldığı bölgelerde ve binaların içinde veya etrafında kapsama alanını ve kapasiteyi desteklemek amacıyla konumlandırılan mikro-hücre tipi baz istasyonları ise genellikle 1 ile 2 watt güç kullanırlar. Baz istasyonlarından kaynaklanan RF seviyesi, Uluslararası İyonize Olmayan Radyasyonlardan Korunma Komisyonu (ICNIRP) tarafından oluşturulan kılavuz ilkelerle uyumludur.

Operatörümüz için; maruz kalınan RF seviyesi ile ilgili olarak tahmini ve reel bazı ölçümler yapmaktadır. Buna göre, baz istasyonlarımızdan kaynaklanan RF dalgaları ICNIRP kılavuzlarında belirlenen seviyenin oldukça altında kalmaktadır. Ülkemizde konu il ilgili regülasyonu Telekomünikasyon Kurumu yürütmektedir.Telekomünikasyon Kurumu tarafından belirlenen değrler elektrik alanı olarak Dünya standartı olan ve ICNIRP tarafından belirlenen seviyenin 4 kat daha altındadır.

Baz istasyonu nedir? Baz istasyonuna maruz kalma WiFi ve sağlık

Çocuklar ve cep telefonları


Çocukların cep telefonu kullanması kendi güvenlikleri açısından faydalı olabilir. Cep telefonu sayesinde aileleriyle sürekli iletişim halinde olan çocuklar, acil durumlarda cep telefonu kullanarak yardım da isteyebilirler.

Bazı aileler, cep telefonu kullanımının çocuklarının sağlığını olumsuz yönde etkilediğini düşünmektedir. Bu anlamda anne babaların daha bilinçli kararlar almalarına yardımcı olmak için onlara ihtiyaç duyacakları bazı bilgiler aktarmayı amaçlıyoruz. Anne-babalar, güvelik sebebiyle çocuklarının cep telefonu erişimini ve cep telefonu kullanımını dengelemeyi seçebilirler.

Cep telefonu kullanımının çocuk veya erişkinlerde sağlık riski yarattığına dair herhangi bir bilimsel veriyle rastlanmamıştır. Ayrıca radyofrekans (RF) sinyalleri ile ilgili olarak hazırlanan kılavuzlar, çocuklar da dahil olmak üzere tüm yaş grubundaki kişileri korumayı öngörmektedir. Bununla birlikte hala bir takım bilimsel bilgi boşlukları mevcuttur. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), çocukların cep telefonu kullanımıyla ilgili yeni araştırmalara öncelik vermiştir.

DSÖ'nün çocuklara ve cep telefonlarına ilişkin tavsiye kararı
DSÖ'nün, yayınladığı basın bülteninde cep telefonlarına ve baz istasyonlarına ilişkin olarak sunduğu tavsiye kararı aşağıdaki gibidir: "Mevcut bilimsel verilere göre, cep telefonu kullanıcılarının özel önlemler almasına gerek yoktur. Buna rağmen konuya duyarlı kişiler telefonla konuşma sürelerini kısa tutarak veya kulaklık ve benzeri aksesuarlar kullanarak hem kendilerinin hem de çocuklarının RF sinyallerine maruz kalma sürelerini azaltabilirler."

Uzman raporlarının özeti

Bilim insanları ve sağlık yetkileri, tek bir bilimsel araştırmaya bağlı kalmak yerine bütün bir veri kaydına dayanarak insan sağlığını tehdit eden risk faktörlerini değerlendirmektedir. Kanıtlar, bu alanda çalışan uzmanların oluşturduğu bir kurul tarafından ele alınır. Biz de cep telefonları, direkler ve sağlık konusundaki tavsiyelerde bu uzman raporlarını temel alıyoruz. Bunun yanı sıra sadece ulusal veya uluslararası çapta tanınmış sağlık kuruluşları (Dünya Sağlık Örgütü, Hollanda Sağlık Konseyi ve İngiltere Sağlık Koruma Ajansı gibi) tarafından görevlendirilmiş uzman kurulların görüşlerini dikkate almaktayız.

2001 yılından bu yana dünyanın çeşitli yerlerindeki uzman kurullar tarafından cep telefonları, direkler ve sağlık alanında yürütülen bilimsel araştırmalara ilişkin olarak yayınlanmış çok sayıda raporlar bulunmaktadır. Bu sayfada 2006 ve 2007 yıllarında yayınlanmış olan raporların bir özetini bulabilirsiniz.

Aşağıda özetlenen raporlar en son yayınlanan raporlardır. Bunların yanı sıra Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) da kansere yol açan muhtemel radyofrekans (RF) alanlarının resmi olarak sınıflandırılması için bir gözden geçirme yürütecektir. IARC, bilimsel dayanağı olan tavsiyeler sunmak için düzenli aralıklarla ortak kullanımdaki dokümanları gözden geçirmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), RF alanlarının insan sağlığı üzerindeki tüm muhtemel etkilerini gösteren bilimsel verilerin gözden geçirilmesiyle oluşturulmuş bir RF sağlık riski değerlendirmesi yürütecektir. IARC'ın sınıflandırması bu çalışmaya temel teşkil edecektir.

DSÖ'nün baz istasyonları ve kablosuz teknolojiler hakkında yayınladığı bülten
DSÖ, elektromanyetik alanlar (EMF) ve kamu sağlığı konulu çok sayıda bülten yayınlamıştır. Bu bültenlerden biri cep telefonları ve baz istasyonları; bir diğeri ise elektromanyetik hipersensitivite (bazı insanlarda EMF'den kaynaklanan semptomlar gözlendiği söylenmektedir) ile ilgilidir.

Baz istasyonları ve kablosuz teknolojiler hakkındaki bülten Mayıs 2006'da yayınlanmıştır. Bu bültende sağlığa ilişkin kamusal kaygılar gözden geçirilmiş, koruma standartları ele alınmış ve kamunun riski nasıl algıladığına değinilmiştir. Bültenin sonuç bölümü şu şekildedir:
"Maruz kalınan seviyenin oldukça düşük olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve bugüne kadar toplanan ışığında, baz istasyonlarından ve kablosuz şebekelerden kaynaklanan zayıf şiddetli RF sinyallerinin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dair herhangi bir bilimsel veriye ulaşılamamıştır."

EMF ile ilgili bütün bültenleri DSÖ'nün web sitesinde bulabilirsiniz.

Avrupa Komisyonu Yeni Tespit Edilmiş ve Yeni Ortaya Çıkmakta Olan Sağlık Riskleri Bilimsel Komitesi (SCENIHR) SCENIHR, yürütülen kamuoyu araştırmasını takiben 21 Mart 2007 tarihinde ‘Elektromanyetik Alanların (EMF) insan sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerini konu alan yeni bir karar yayınlamıştır. Bu karar göre;

"1998 yılında kurulmuş olan ICNIRP'in (Uluslararası İyonize Olmayan Radyasyonlardan Korunma Komisyonu) belirlediği sınırın altında kalan maruz kalma seviyelerinde sağlığı tehdit eden herhangi bir durumla karşılaşılmamıştır. Bununla birlikte, mevcut bilimsel bilgi birikimi RF dalgalarına uzun süre maruz kalma durumunu değerlendiremeyecek kadar sınırlıdır."

İncelemeye ilişkin ayrıntılar için >komite raporuna bakabilirsiniz.

Hollanda Sağlık Konseyi (HCN)
HCN'nin Şubat 2007'de yayınladığı EMF ve sağlık konulu dördüncü yıllık raporunda, UMTS (3G) ve Dijital İleri Düzey Kablosuz Haberleşme (DECT) teknolojilerine özellikle vurgu yapılmıştır. Buna göre;

"Hollanda Bilimsel Araştırmalar Merkezi'nin (TNO) daha önce yürütmüş olduğu çalışmadan yola çıkarak İsviçre'de tasarım açısından TNO'nunkinden daha gelişmiş bir araştırmaya imza atılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular TNO'nun elde ettiklerini doğrular nitelikte değildir. İsviçre'deki araştırma, TNO'daki araştırmacıların bilgi birikimleri üzerine kurulduğu için tasarım bakımından hem daha iyi hem de daha kapsamlıdır. Sonuç itibariyle İsviçre'deki araştırma TNO'nunkine kıyasla daha somut sonuçlar ortaya koyabilmiştir."

En son yayınlanan yıllık gözden geçirme raporundan bu yana HCN'nin genel duruşunda herhangi bir değişiklik olmamıştır. Bunu aşağıdaki ifadeden net bir şekilde anlamak mümkündür:

"Sağlık Konseyi, 2005 yılında yayınladığı Yıllık Rapor'da bu araştırmaya geniş yer vermiş ve mevcut bilimsel veriler ışığında RF dalgalarına uzun süre maruz kalmanın insan sağlığı üzerinde uzun vadeli etkileri olmadığı sonucuna ulaşılmıştır".

İsviçre Radyasyondan Koruma Merkezi
Bağımsız Uzmanlar Topluluğundan rubundan oluşan İsviçre Radyasyondan Koruma Merkezi (SSI), EMF ve Sağlık konulu dördüncü yıllık gözden geçirme raporunu Mart 2007'de yayınlamıştır. Önceki yıllık gözden geçirme raporlarına ilişkin olarak RF'nin sağlık üzerindeki etkilerini gözden geçirmek amacıyla Uzmanlar Topluluğu, en son yapılan laboratuar çalışmalarından elde edilen kanıtları, RF ile ilgili mekanistik incelemeleri, epidemiyolojik çalışmaları ve su yüzüne çıkan diğer meseleleri incelemiştir. SSI Bağımsız Uzmanlar Topluluğu RF, EMF ve sağlık konusunda genel bir yargıya varmasa da en son yayınladığı yıllık gözden geçirme raporundan bu yana duruşunu değiştirmemiştir: mevcut veriler, RF/EMF'nin termal olmayan etkilere yol açtığını gösterir nitelikte değildir.

İrlanda Bağımsız Uzmanlar Topluluğu
Mart 2007'de yayınlanan bu rapor, İrlanda Hükümeti tarafından atanmış bağımsız bir uzmanlar topluluğunun karar ve önerilerini içermektedir. Bu uzmanlar, 300 Hz - 300 GHz arasında seyreden RF sinyallerinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini gözden geçirmiştir. Bunu yaparken hükümetin, belediyelerin, konuya duyarlı vatandaşların ve sektörün görüşlerini almayı da ihmal etmemiştir.

Raporda çok sayıda karar ve öneri bulunmaktadır. Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının insan sağlığını olumsuz yönde etkilemesi hususunda İrlandalı uzmanlar, şu sonuçlara ulaşmıştır:

"Bugüne kadar elde edilen veriler ışığında cep telefonları ve baz istasyonları vericilerinden kaynaklanan RF sinyallerine maruz kalmanın ne kısa ne de uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açmadığı anlaşılmıştır. RF sinyallerinin kansere neden olduğuna dair bir kanıt bulunamamıştır. Bununla birlikte, RF sinyallerinin çocuk ve erişkinlerde kanser olmasa bile fark edilemeyen diğer bazı sonuçlara yol açıp açmadığıyla ilgili araştırmalar devam etmektedir."

İngiltere Mobil Haberleşme ve Sağlık Araştırma Programı
Eylül 2007'de yayınlanan Mobil Haberleşme ve Sağlık Araştırma Programı (MTHR), İngiltere hükümeti tarafından kurulan bağımsız bir bilimsel yönetim komitesi önderliğinde yürütülmüştür. Bu program, İngiltere'de yürütülen daha geniş kapsamlı bir programın ilk kısmını oluşturmuştur.

Rapora göre, "program kapsamında finanse edilmiş araştırmaların ve bu araştırmalar sonucunda yayınlanan raporlarda cep telefonlarından kaynaklanan RF'nin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dair herhangi bir bulguya rastlanamamıştır". Bunun yanı sıra raporda baz istasyonlarından kaynaklanan radyo sinyallerinin uluslararası kılavuzlarda belirlenmiş olan sınırın altında kaldığına dikkat çekilmekte ve bazı alanlarda yeni ve ek araştırmalar yürütmeye gerek olmadığı beyan edilmektedir. Araştırmanın bir sonraki aşaması için önerilen alalar hakkında bilgi almak ve MTHR raporunun tam metnini görmek için MTHR'nin websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyeleri
Aşağıda DSÖ'nün 2005 Mart ayında cep telefonları ve baz istasyonları ve 2006 Mayıs ayında baz istasyonları ve kablosuz teknolojiler hakkında yayınladığı bültenlerde sunmuş olduğu sonuç ve önerileri bulabilirsiniz. Bu bültenlerin yanı sıra elektromanyetik alanlar ve kamu sağlığı hakkında yayınlanmış diğer bültenleri DSÖ'nün web sitesinden bulabilirsiniz.

Baz istasyonları ve kablosuz teknolojiler – sonuçlar
"Bugüne kadar elde edilen veriler ışığında cep telefonları ve baz istasyonları vericilerinden kaynaklanan RF sinyallerine maruz kalmanın ne kısa ne de uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açmadığı anlaşılmıştır. RF sinyallerinin kansere neden olduğuna dair bir kanıt bulunamamıştır."

Mobil telefonlar ve bağlı oldukları baz istasyonları – sonuç ve öneriler
"En son yapılan gözden geçirmelerde, cep telefonlarından veya baz istasyonlarından kaynaklanan RF alanlarının insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dair herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır. Bununla birlikte, insan sağlığını tehdit eden risk faktörlerini daha iyi anlayabilmek adına üzerinde araştırılması gereken bazı noktalar mevcuttur. RF ile ilgili çalışmaların istenildiği şekilde tamamlanması, sonuçlarının değerlendirilmesi ve rapor edilmesi için fazladan bir 3-4 yıla ihtiyaç vardır. Bu süre zarfında DSÖ, aşağıdaki konulara ilişkin bazı önerilerde bulunmaktadır:

İnsan sağlığıyla ilgili kılavuz ilkelere sıkı sıkıya bağlılık Bütün kişilerin korunmasına yönelik bazı uluslararası kılavuzlar geliştirilmiştir: cep telefonu kullanıcıları, baz istasyonlarına yakın yerlerde yaşayan veya çalışan kimseler ve cep telefonu kullanmayan kişiler.

Önleyici tedbirler - Hükümet: Düzenleyici otoriteler, insan sağlığına ilişkin kılavuz ilkeleri kabul etmiş olmasına rağmen kamunun taşıdığı kaygılardan ötürü maruz kalınan RF alanlarının seviyesini azaltmaya yönelik ek bazı önlemler de getirmeyi planlıyorsa, bunu kılavuz ilkelerin bilimsel yönünü göz ardı edecek şekilde keyfi bazı güvenlik faktörleri ekleyerek yapmamaya özen göstermelidir. Önleyici tedbirler, ayrı bir politika şeklinde ve RF alanlarını azaltmak amacıyla gerek telefon üreticileri gerekse kamu tarafından gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanmalıdır. Bu tür önleyici tedbirlere ilişkin ayrıntılı bilgi için DSÖ ayrı bir bilgi dokümanı hazırlamaktadır. - Bireyler: Mevcut bilimsel veriler ışığında cep telefonlarının kullanımıyla ilgili özel/kişisel herhangi bir önlem almaya gerek yoktur. Ancak bu konuda aşırı duyarlı olan kişiler, telefon konuşmalarını kısa keserek veya kulaklık ve Bluetooth benzeri aksesuarlar kullanarak hem kendileri için hem de çocukları için ek bazı önlemler alabilirler.

EMF [RF] parazitlerini önlemek için cep telefonu kullanımıyla ilgili yerel şartlara uygun hareket edilmesi Cep telefonları, kalp pili ve işitme cihazı gibi bazı elektro-medikal cihazlarların çalışmasını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu nedenle hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde cep telefonu kullanmak hastanın sağlığını tehlikeye atacağından buralarda cep telefonu kullanılmamalıdır. Benzer bir şekilde, uçağın uçuş sistemlerini olumsuz yönde etkilediğinden uçaklarda cep telefonu kullanılmamalıdır.

Sürüş güvenliği Araç kullanırken telefonla (eski tip araç telefonu veya sabit 'hands free' cihazı) konuşan sürücülerin kaza yapma riski artmaktadır. Dolayısıyla sürücüler araba kullanırken cep telefonuyla konuşulmaması konusunda uyarılmalıdır.

Basit önleyici tedbirler Bazı baz istasyonları çit veya bariyerlerle çevrilmeli veya benzeri tedbirler alınarak (özellikle de bina çatılarına konumlandırılan baz istasyonları için) bu baz istasyonlarına girişler engellenmelidir.

RF emen cihazlar Mevcut bilimsel veriler, cep telefonlarına RF absorbe eden kılıf veya benzeri cihazlar takılmasının zorunlu olmadığını göstermektedir. Bu cihazların kullanımı sağlık bahanesiyle zorunlu tutulamaz. RF seviyesini azalttığı söylenen cihazların çoğunun bu konuda ne kadar etkili oldukları henüz tam olarak kanıtlanmamıştır.

Baz istasyonlarının konumlandırılmasında halka danışılması Baz istasyonları, kapsama alanı bakımından kaliteli ve bakımı mümkün olabilecek alanlara kurulmalıdır. Baz istasyonlarının çevreye yaydığı RF alanı seviyesi herhangi bir sağlık tehdidi oluşturmasa da estetik görüntü ve kamunun hassas olduğu noktalar da göz önünde bulundurulmalıdır. Kreş, okul ve oyun parklarına yakın yerlerde konumlandırılacak baz istasyonlarına özellikle dikkat edilmelidir. Yeni antenlerin nereye yerleştirileceği planlanırken gerek mobil operatörler, gerek belediyeler gerekse halk bir araya getirilmeli ve bu konu herkese açık olarak tartışılmalıdır. Böylece kamu bilinçlendirilmiş olur ve yeni tesislerin açılması daha geniş çapta kabul görmüş olur.

Bilgilendirme Mobil telefon teknolojisi hakkında daha geniş çaplı bir anlayış oluşturmak ve güvensizliği ve korkuyu azaltmak amacıyla bilim insanları, yöneticiler, sanayi ve kamu arasında etkili bir iletişim kurulması gerekmektedir. Kişiler her konuda doğru bilgilendirilmeli ve sunulan bilgi hedef kitleye hitap edecek seviyede uygun ve anlaşılır olmalıdır."